Polis Haftası ..

Bu sabah diğer sabahlara göre daha erken kalktım. Çünkü akşam bağlarbaşında bir arkadaşımda kalmıştım.. Tadına doyamadığım yazgan ‘ın karadut şarabının tadı sabah hala gitmemişti.. Sanırım alkolünde etkisi ile işe geç kalmamak için erken kalkmıştım… Sabah evin neşesi Çinko (ZN) beyfendi ile aynı yatakta uyandım.. Kendisi dur durak bilmeyen evin altını üstüne getiren ayak fetişisti bir yavru kedidir.. Duman rengi tüyleri göğüs kısmına doğru beyazca , kulaklar dik , bağlarbaşındaki eski ahşap binanın 2. katındaki ayak tıkırtıları ve çinkonun koşma sesleri ile sabaha günaydın dedi.. Çorabımı bile giymeme fırsat vermeyen çinko , aslında oyun sever olduğu kadar da misafir perverdirde.. Ben çıkarken iki kat inip beni uğurlamaya kapıya kadar  gelmeye hiç üşenmedi.. Evet yüzümde gülücekler , sabah enerjisi yüksek , uykusunu kedi gibi başka bir kedi ile aynı yatakta almış , ve akşam ki hoş sohbetten kalan son cümlelerle yürüyordu.. Sokakta okula gitmeden son sigaralarını içen liseli kızlar , nalbur mustafa dan fırça yiyorlar… Turşucu irfan a günaydın diyorum ve yoluma devam ediyorum.. ışıklarda bekliyorum ve bıyıkları terlemeye daha yeni başlamış bir genç değişik bir üniforma ile ışıklarda trafiği yönetiyor… Gözlerim etrafta kamera arıyor … Ama bulamıyorum , kafamda bir dizi sahnesi çekildiği arkadaşında trafik polisini canlandırdığını düşünüyorum .. Tam da o sırada bir chevrolet bu ihtimali kafamda canlandırmıştı.. ortada kamera set yönetmen yok ozaman bu polis memurunun ne işi vardı böyle bir kıyafet içinde yada gerçekten polis memuru muydu? Derken zeynep kamil istikametinden bana doğru gelen 500Kadıköy-Cevizlibağ ÖHO ‘ne bindim ve yolculuğuma başladım.. Kafamda memur gerçekten varmıydı gibi düşünceler gezmeye başladı.. Şarabın etkisi hala sürüyormuydu? Köprü yolu üzerinde bir memur daha gördüm… Allahım şaka bigi sadece ben mi görüyordum bu memurları diğer insanlara neden tuhaf gelmiyor.. Çok sıradanlaştı monotonlaştı hayatımız etrafımızdaki bu değişiklikleri bile göremeyecek kadar mı ? Köprü den grup halinde polis memurları.. dayanılmaz olmaya başladı bu… Trafikte…  Mecidiyeköyde iniyorum otobüsten yürümek istiyorum… Mecidiyeköyde bir trafik lambası dibinde bir memur daha… Sonra tarfikte duran bir araç içinde şöför mahallinde oturan gördüm.. Sanki artık herkes öyle görünüyordu.. Metrobüs girişinde 10 larcası… Hayırrr kabus mu bu …. Birden duruyorum ve aklıma bir şey geliyor çok sevdiğim polis olan canım kuzenimin facebook mesajı ” Polis Haftası Kutlu Olsun” ……… Taşlar yerine oturdu bu hafta polis haftası muhtemelen bugünde polis teşkilatının kuruluş günüydü… Derin bir nefes çekiyorum ve ohhh diyerek rahatlıyorum…

10 Nisan 1845 tarihi, Türk Emniyet Teşkilatı açısından önemli bir noktadır. Çünkü bu tarihe kadar zabıta olarak nitelenen teşkilat; 10 Nisan 1845 (12 Rebiü’l Evvel 1261)’den itibaren polis adı altında hayata geçmiş ve Emniyet Teşkilatının kuruluş günü olarak kabul edilmiştir.

Burdan başta kuzenim sonra tüm polis teşkilatını kutluyorum…

Memleketin Çivisi Çıktı….

Hani eskiler ne güzel de söylemiş memleketin çivisi çıktı. Çivisi çıktıda sonra ne yapılmalı çivinin çıktığı yer boş kalırsa ne olur mahvolur.Geçen gün  birkaç kafadar oturduk ve bana başlarından geçen traji komik bir olayı anlattı bu kadar olur dedim ve hemen yazmaya karar verdim. 3-4 arkadaş çok sevdikleri nevizadeye kafa dağıtmaya gitmişler.Hani her grupta olurya arabayla gidildiğin de ya kısa çöpü çeken yada en az konuşana alkol aldırmazsın, arabayı o kullanır. (Bilinçli toplum hareketi)Anlaşmışlar ve bir kişi geceyi meyve suyu ile sonlandırmış.Gecenin ilerleyen saatlerinde artık geri dönüş için koyulmuşlar bizim kafadarlar yola,bir çoğunuz bilirsiniz özellikle hafta sonları taksim den çıkış noktalarında polis ekipleri kontrol noktaları oluşturur. Ay sonları çok daha sık görürüz.

Alkollü sürücü adayları (Bilinçsiz toplum hareketi) bin türlü takla atarlar ara sokak denerler yakalanmamak için, işte böyle bir akşamda bizim kafadarlar gönül rahatlığıyla bu bölgelerden birine yaklaşırken yaşarı 19 – 22 arasında değişen bir kaç genç tarafından arabaları durdurulur. Hoş o saatte tanımadığın insana niye durarsın iyi niyetli ya bizimkiler , çocuklar bizimkileri uyarır ,

-abi ilerde çevirme var alkollüyseniz yandınız.Bilmeyenler için alkollü araç kullanan sürücünün ehliyeti 6 ay alınır, araç bağlanır , 435 ytl gibi bir rakamda ceza olarak kesilir. bunlara rağmen alkollü araç kullanırız o ayrı, cezayı geçtim kendini ve yakınlarını düşünmeyen bu insanlar alkollü araç kullanmaya devam eder. Neyse ,bizim kafadarlar şöför alkollü değil arkadaşım saolasın der. Ama kafalarında bir soru işareti gecenin bir yarısı aracı bunu söylemek içinmi durdurdun? Az sonra gencin söylediklerinden anlaşılır bütün gerçek,Abi hani ehliyetten olup ceza yemeyin , isterseniz kontrol noktasını geçene kadar eşlik edelim , kontrol noktasını geçince siz devam edersiniz. Niye böyle bir ihtiyacımız yok zaten hem böyle bir şeyi niye yapacaksın?(Hırlımıdır? Hırsızmıdır? Kafada tilkiler döner..)

-E abi okadar kıyak geçicez atarsınız 20-30 bişi şeklinde cevabı alır….

kafadarlar şokta.. eyfallah çekip yollarına devam ederler..Gel gelelim bu arkadaşlar kendilerine bir gelir kaynağı bulmuşlar bu şekilde alkollü sürücülere akıllarınca kıyak yaparak kontrol noktalarını geçmelerini sağlıyorlar ve bunun için 20 – 30 ytl para alıyorlar.Size polis noktasını geçene kadar şöförlük ediyor. Belli bir mesafe uzaklaşınca inip tekrar görev yerine geri dönüyor. Kendilerine yeni bir rant kapısı açan bu insanlar bir çok vatandaşımızın malına ve canına aslında zarar veriyor. Haksız bir kazanç düzenbazlık ve bunlara ortaklık eden alkol alarak direksiyon başına geçen 3-5 kendini bilmez. Ey halkım uyan kendini bir silkeleee. Yuh diyorum bu kadarına…