Tiyatro Güncesi

(4-5 temmuz çalışması)

Bir önceki yazımda ilan ettiğim şişli belediyesi dormen tiyatrosu oyuncularının ortak çalışması workshop ‘ın ilk haftası geçti.. Aslında organizasyon da yaşanan ufak aksaklıklar ilk gün canımızı biraz sıktı. önce 14.00 ‘ te başlanması planlanan ve duyurulan organizasyon saati 11.00 alındığı haberni aldık. Sonra tekrar 14.00 ‘de alındığını bir kaç saat geçmeden tekrar 11.00 ‘e alındığını duyduk ve sebebini anlayamadan bütün programlarımız alt üst olmuştu. Neyse içimizdeki tiyatro aşkı bu tarz aksaklıklarla bizi yolumuzdan döndüremezdi. Saat 10.30 gibi dormen tiyatrosundaydık ve sadece 5-6 kişilik bir topluluktuk. Saatler ilerledikçe kalabalık arttı. Aradan geçen 1 saatlik zaman sonunda erken çağrılma sebebimizi açıkladılar. Kayıt işlemleri ve yaka kartları çıkarmakmış. Neyse dedik sıraya girdik bilgisayar çalışmadı. Sonra tek tek isimlerimizi yazdırdık ve kırtasiye masrafları için olduğu söylenen 10 TL ücretlerimizi de kayıt sırasında teslim ettik. Kaydımızı yaptırmış ve eğitim saati gelene kadar serbesttik.

Ve saatler 2’yi göstermiş dormen tiyatrosunu yaklaşık 100 kişiyi bulan bir tiyatro sever topluluk doldurmuştu. Lise öğrencileri , konservatuara hazırlananlar, konservatuarda okuyanlar , mezunlar , oyuncular, geçimini tiyatrodan kazananlar , kazanmak isteyenler , sınıf öğretmenleri , çevre mühendisleri ve gruptan her yaştan onlarca insan vardı . Ve her biri aynı şekilde ağızları açık söylenenleri dinliyor ve yapıyordu… İlk günün açılış konuşmasını ve eğitimini sevgili Volkan Severcan yaptı. 2 saatlik tiyatro hakkında genel bilgi , sahne duruşları gibi konular üzerine çabucak geçti anlamadık. Revayşa ‘nın doğaçlama semineri ve hep birlikte keyifli dakikalar geçirmemiz hoş oldu. 2 saat sonunda sahne artık Kerem Atabeyoğluna aitti. Kerem hoca ile daha hızlı bir diyalogta bulduk kendimizi önce bize neler yaptığını 11 yıllık gazetecilik hayatından sonra nasıl konservatuara girdiğini anlattı. Tiyatronun tanrısı yeryüzüne indiğinde onu görme ve beraber oynama şansı yakaladığını anlatışı (.. ki bu betimleme beni çok etkiledi) inanılmazdı. O da bize vurgulamalar hakkında engin bilgilerini paylaştı. Selen ‘i sahneye alarak ezberindeki kötü tiradı daha güzel okuması için ona önerilerde bulunması bizim için de ayrıca güzel oldu.. İlk gün anlayamadım çok güzel geçmiş ve de bitmişti.

Dormen tiyatrosunda yaz aylarında oyun oynanmaması sebebiyle , içeride soğutma sistemi yok , varolan havalandırma sistemi de içerdeki havayı dışarı verme şeklinde değil tam tersine dışarıdaki havayı içeri verme şeklinde çalışıyor. 50 dakikalık eğitimler sonrasında 10 ‘ar dakikalık aralarda nefes almaya çalışıyoruz. 50 dakikalık eğitim çok güzel ama terleyerek koltuğa yapışmamız ve 100 kişinin aynı şekilde vücut ısısının artması nefes alışverişi içeriyi boğuyor..

Pazar günü ise saat 14.00 ‘te yerlerimizi almış ve kimin gelip ne anlatacağını merak ediyorduk. Volkan Severcan kısaca programı kısaca anlatmıştı ama hafızamızdı tutabildiğimiz sadece diksiyon eğitimi olacağıydı. Zaten hocamızın adını ilk duyduğumuzda doğru telafuz etmemiz sanırım pek mümkün olmayacaktı. Çok sevgili , enerji dolu , yerinde duramayan ve yüzünden gülücekler eksilmeyen Almıla Uluer ile diksiyon eğitimine başladık. Diyafram , çene , dil , dudak , vücut , derken nefes nefes kaldık… o kalabalık ayakta ve Almıla hoca ne derse hep bir ağızdan yapıyorduk.. Sanırım bu kadar yorucu ve hareketli bir eğitim olduğu için 1 saat sürdü. 2 . saatte Murat Kodallı bizlerle idi. Murat hoca aslında bir orkestra şefiydi. Ve bize müzik tarihi hakkında zaman zaman sıkan zaman zaman güldüren bir eğitim verdi. Pazar günün son iki saatini  Boğaçhan Sözmen ile geçirdik. Sahnede konuşanı tanımıyoruz , ama gözlerimizi kapatınca ses çok tanıdıktı. Ama yüzü çıkarmıyoruz. Boğaçhan hoca , susam sokağı kadrosunda gerektiğinde oyunculuk , seslendirme de çalışmış. TRT ankara çocuk radyosunda görev almış .. Bize seslendirme hakkında bilgiler verdi . soru cevap biraz terletti bizi , biz onu .. Ve hayatına son 25 yılda adadığı kuklayı bize anlattı.. Kuklacılığın onun hayatını ne kadar pozitif etkilediğini ve o inanılmaz kuklası ile sadece 5-10 dakikalık hareketleri ile bizi yıktı geçti. Hafta sonu kendimi adadığım bu tiyatro workshop ‘u benim için anlatılmaz bir leziz yemekti.