Ne olacak bu metrobüs?

Yurdumun güzel insanı için , bir kıyak yaptı güya  istanbul ulaşım..

metrobüs hattı çekti ilk başta topkapı beşyol arasında. sonra uzattı uzattı uzattı. Bugün avcılardan biniyorsunuz söğütlüçeşme de iniyorsunuz. Peki beraberinde ne gibi sorunlar getirdi.

Duraklarda inen-binen yolcuların bekleyemeyeceği darlıkta duraklar,

Duraklara girmek ve çıkmak için kulllanılan merdiven sıkışıklığı ,

Yolcu kapasitesine yetişemeyen metrobüsler,

Durağın üstünü tam kapatamayan bir yağmur  koruma sistemi  ,

Kullanılmaya başladıktan onca süre sonra kazı işlemleri yapılan duraklar,

Çamura inen merdivenler, en kısa iki durak arasında en yüksek hızı kim yapacak zihniyetinde şöförler,

Saymakla bitmez….

Metrobüs hiç mi işimize yaramıyor diye düşünenler için yarıyor tabi , eğer merdiven sıkıntısından kurtulup , daracık durakta ıslanarak binmeye çalıştığımız tıka basa dolu metrobüse binebilirsek bizi ineceğimiz durağa kadar en hızlı ve adrenalin dolu bir şekilde ulaştıran tek toplu taşıma aracı olduğunu bende biliyorum.

Geçen sabah yenibosna durağından metrobüse binebilmek için tam 28 dakika bekledim. Her gelen metrobüs tıkabasa dolu sanırım çift katlı sisteme geçmeliyiz . Neyse ki bir kaç dirsek darbesi , bel kıvraklığı , dikkat dağıtarak bindim. Başka duraklarda ki örnek vermek gerekirse şirinevler duraağında sabah saatlerinde sanırım süreyi tam bilmiyorum o yüzden sanırım diyorum 10 dakika da bir boş araç kalkıyor. Bir nebze olsa da hafifletiyor. Ama çekilen çile aynı çünkğ duraktan kalkmadan tıka basa dolan boş araç durağın sadece bir kısmını alabiliyor yarısı bile değil ve o araç bir sonraki durakta duruyor oradaki  insanların binmesi nerdeyse imkansız.. Nasıl bir çözüme gidilecek. İnsanları metrobüs kullanmak zorunda bıraktılar . Çile çekiyoruz.

Bir de anlatmadan edemeyeceğim , yeni metrobüsler de tekerlek üzerine oturup bağdaş kuran tipler , çağdaş kent ağalarına benziyorlar , Çok komik  olduklarını fark etmiyorlarmı ?

İstanbul Kart Bugün Satışta!

Bugün istanbul kart görücüye çıktı. Peki istanbul kart nedir? Ne fayda sağlayacak ? Niçin ihtiyaç duyulmuş?

Belbim A.Ş. resmi sitesindeki açıklamayı aynen yayınlıyorum… Yorum sizin..

istanbulkart Projesi

istanbulkart, İstanbul Büyükşehir Belediyesi şehircilik ve elektronik bilet uygulamalarında kullanılacak temassız akilli kartıdır.

Uluslararası standartlara(ISO7816 ve ISO 14443) uyumludur. Bu kartla vatandaşlar Belediye’nin elektronik bilet, otopark, sosyal doku, sosyal ve kültür hizmetlerinden daha nitelikli faydalanabilecektir.

Akilli kartlar yaşamı kolaylaştırmaları ve yeterli güvenlik düzeyine eriştikleri için yaygın olarak kullanılmaktadır. Kart üzerinden isletilecek, dağıtık her tür uygulamada tercih edilmektedir; erişim kontrol, e-sağlık, elektronik pasaport, elektronik bilet, e-kampus gibi…

Projenin ilk adimi, İstanbul Toplu Ulaşım’ı için Elektronik Ücret Toplama Sistemi’ni AKBiL’e ilave olarak kartlı yapıya dönüştürmek olacaktır.

Elektronik Ücret Toplama Sistemi, bir elektronik medya(istanbulkart, AKBİL) ile kullanıcıya ön ödeme ile seyahat hakki veren ve bu hakları işleten; güvenli, hızlı ve doğru işlem yapan bilgi yönetim sistemidir.

Kartlı sistemin sağlayacağı faydalar:

· Kartın temassız çalışma özelliği kullanım kolaylığı sağlar.

· Yolcu kartını cüzdanda taşıyabilir ve kullanabilir.

· Kopyalama ve sahtekârlığa karşı yüksek güvenlik içerir.

· Yüksek bellek kapasitesi çoklu uygulama ve genişletilebilir yapı sağlar.

· Elektronik bilet, otopark, taksi-dolmuş ücreti ödeme, sinema-tiyatro girişleri, personel devam kontrol sistemleri, sosyal amaçlı belediyecilik hizmetleri (gıda, yakacak ve hizmet dağıtımı) v.b. uygulamalarda kullanılır.

Elektronik Bilet Kullanım Şekilleri

E-bilet’in içeriğine göre farklı ücretlendirme senaryoları gerçekleştirilir.

· Kontörlü Geçiş: e-bilet’ten ilgili tarife tutarınca yapılan tahsilât.

· Aktarmalı Geçiş: e-bilet’in kontörlü geçişten sonra kazandığı aktarma hakkinin geçerli olduğu ve isteğe bağlı indirimli tahsilât.

· Abonman Geçiş: Aylık, haftalık veya günlük kullanım amaçlı yapılan yüklemenin işletildiği ücretlendirme.

· İndirimli Kontörlü Geçiş: Öğrenci ve öğretmene-bilet’lerinden ilgili tarife tutarınca yapılan tahsilât.

· İndirimli Aktarmalı Geçiş: Öğrenci ve öğretmene-bilet’lerinin kontörlü geçişten sonra kazandığı aktarma hakkinin geçerli olduğu ve isteğe bağlı indirimli ücretlendirme yapılan durum.

· İndirimli Abonman Geçiş: Ögrenciye öğretmene-bilet’leri için aylık kullanım amaçlı yapılan yüklemenin işletildiği ücretlendirme.

· Ücretsiz Geçiş: İşletmelerin kendi personeli için hazırladığı ve araçlara ücretsiz binme hakki veren e-bilet’lerle yapılan geçişler.

· “Kontör Yetersiz”: Ücretlendirme için yeterli bakiye olmaması durumu.

· “Kaçak Bilet”: Şoför tarafından el konulması gereken sahte veya zanlı e-bilet

Oh be!

Epeydir bir şey dikkatimi çekiyor ..  okadar yoğun bir koşturma içerisindeyimki ne dinlenebiliyor ne bişi yapamıyorum.. Böyle manasız bir tek düze hayat , uykusuz geceler , yada az uykulu geceler.. Çalışan hatta birden fazla işle meşkule olan ben ve benim gibi insanların ortak sıkıntılarıdır. Aslında kendileri için yaparlar onca şeyi ama kendilerine ayıracak vakitleri kalmaz. Nasıl oluyor ? Dinlenemez agresif uyanır … trende otobüste uyur… İşte bende tam bu anlattıklarımı doyasıya yaşayan insanlar grubunda adminlik yapıyorum..  1 haftayı aşkın süredir bir şey dikkatimi çekti .. Ya artık gerçekten yoruldum yada anlamadım.. Çünkü uyku yetmiyor tamam ama otobüste uyuduğumu anlamıyorum. ne zaman yol bitti de geldik ne zaman bindim ne çabuk inicem.. 1 haftayı aşkın süredir geç uyanıyorum .. Eyvah geç kaldım telaşı ile evden çıkıyorum ama bakıyorum işe yetişiyorum.. Bu işte bir iş var diyorum .. Taki sefdiğim kız istanbulu terk edip eskişehire gittiği gün anlıyorum.. Sömestır olduğunu ve öğrencilerin  okula gitmediğini.. İstanbul trafiğinde bir rahatlama.. Bu kadar öğrenci mi varmış yaa… Olayı fark edip buraya yazana kadar sömestır tatili bitiyor evet yarın cuma son iş günü pazartesi sanırım tekrar daha erken kalkma çalışmalarına başlamak zorundayım.. Haydi herkese kolay gelsin şimdiden.. Ben uyumak istiyorum.. Uyurken para kazanabileceğim bir iş olursa haber verir misiniz?

İstanbul ‘da Trafik Rezaleti!

İstanbul!

Yaşadığım , yaşamayı sevdiğim vazgeçemediğim koca şehir. İstanbulda yaşamak benim keyif , ama beni de zıvanadan çıkaran hergün bir olay yaşıyorum.

Son iki gündür yaşadığım ve beni benden alan bu durumu yazmassam olmayacak…

1 – Trafik Lambaları Artık Kullanılmayacak!

Dün işim gereği dışarı çıkmam gerekiyordu. Olağan istanbul trafiğine ve strese belli bir süre dayanabilecek kadar bağımlılık kazandığımı biliyordum. Bu yüzden ilk kilit noktalarını müzik dinleyerek üstesinden gelmeyi başarmıştım.

Ama Vatan caddesine çıktığımda gördügüm manzara beni hayretler içerisinde bırakmıştı. Vatan caddesi gibi geniş ve sık kullanılan cadde de trafik lambaları çalışmıyordu. Vatan caddesine işi düşen bilir, cadde boyunca nerdeyse 10 tane ışık vardır. Ada ve kavşakları saymıyorum. Böyle yoğun kullanılan ve istanbul büyükşehir belediyesinin bulunduğu cadde üzerinde trafik lambaları çalışmıyordu. Fırsatını bulan araç yola atlıyor, yayalara yol verilmediği için onlar ayrı cambazlık yapıyor. Sağınıza mı solunuza mı bakacaksınız şaşırıyorsunuz. Kendi kendime böyle bir yerde trafil polisi nasıl olurda olmaz diyordum. Ve trafik memurunu gördüm. Kaldırımda cep telefonu ile konuşuyordu. Oda trafiği kendi haline bırakmış efet koca cadde de bir tane trafik memuru var oda kaldırımda telefonle konuşuyor. Gerisini siz düşünün..

Sinirlerime hakim olmaya çalıştım ve yoluma devam ettim. Aynı manzara ile harbiye – şişli arasında halaskargazi caddesinde karşılaşınca bu olanların normal olduğunu benim aslında abarttığımı düşünmeye başladım. Yani doğru olan trafik lambalarının kullanılmaması sanırım yakında tüm lambalar devre dışı kalacak..

2 – Metrobüsün Efendisi Şöförüdür Başkası Karışamaz !

Bu sabah uykusunu almış biri olarak neşeli ve çok zinde güne başladım. “Güzel bir sabah umarım herşey yolunda gider” diye düşünüyordum.

Ve öylede oldu. En azından yolun başında olduğum için öyle olduğunu düşünüyordum.

İstanbul ‘un rahatı refahı için kurulan metrobüs hattının Avcılar – Topkapı hattı , Avcılar – Zincirlikuyu hattı eylül ayı başında faaliyete geçmişti. Bu mesafe de iki hat çalışıyor. Birincisi 78T yani Avcılar – Topkapı , diğeri ise 78 Avcılar – Zincirlikuyu , bilmeyen hata olmasın diye metrobüs içlerine 78T nin topkapı son durak olduğu ve 78 in zincirlikuyu olduğunu bildiren A4 e bastırılmış yazılar yapıştırılmış. Sanırım bu halkımızı bilinçlendirmek için yapılmış.Hatta bazılarında Topkapı’ya gider yazan koca bir tabela ön cama konmuş. Bende bir kaç kez alışkanlık olmuşki bakmadan bindim ve topkapı ya geldiğimizde şöförün son durak hayde demesi ile topkapıda inerek arkadan gelen balık konservesinde kendime yer bulup yoluma devam etmişliğim oldu. Aldığım bu bir iki dersten sonra hızlı anladığım ve öğrendiğim için artık daha çok dikkat ediyordum.

Bugün Sefaköyden bindiğim metrobüs aracında olduğu gibi baktım 78 ve bindim. Cam da topkapı ya gider de yok hani sabah sabah uyku sersemi inmeyelim topkapı diye yandaki durak isimlerinin gosterildiği panoda da okmeydanı mecidiyeköy görünce rahatladım. Ama gel gelelim Topkapı ya geldiğimizde şöför son durak diye haykırdı.. Herkes otobüsten inmeye başladı o an galyana gelip bende indim. Ama bu işte bir terslik vardı. Kafamı topladığımda şöförün yanında ve son durağın burası olmadığını söylüyordum. O ise son durak bırası gardaşım diyordu. Tabela 78 , 78 nereye gider zincirlikuyu , madem buraya gelince önüne neden topkapıya gider yazmıyorsun , hadi bunu geçtim binen insanları neden uyarmıyorsun. Bana topkapı dediler topkapı son durak .. Böyle bir şey mi olur ? 2 dakkaya arkadan gelirmiş , sen benim 2 dakkamı çalamassın. Ne senin ne amirinin nede başkasının hakkı yok .. Son durağa götürmek zorundasın. Ama nafile .. Durum değiştimi? O kadar söylem sadece beni sinirlendirdi ama yapmam gerekeni yaptığım içinse rahattım.

Şöför son durak demesi insanların aslında doğru otobüse bindikleri halde inmelerini engellemedisağladı. Doğru bildiğimizden vazgeçtik ve indik. Ben şöförle tartışırken herkes uzaktan bakıyordu. Sanırım başımızda çobanlarla yaşamak bizim için kaçınılmaz bir durum…. 3 dakka sonra gelen diğer otobüse bir sürü olarak binildi. Biz Böyle sürü gibi yaşarsak paçamıza çıkamayan insanlar da çobanlık eder..