<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Özer Güngören için yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.ozergungoren.com/comments/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ozergungoren.com</link>
	<description>Yaşama Dair...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 May 2011 22:33:45 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
	<item>
		<title>His yazısına hisli tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ozergungoren.com/2011/04/29/his/comment-page-1/#comment-420</link>
		<dc:creator>hisli</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 May 2011 22:33:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ozergungoren.com/?p=554#comment-420</guid>
		<description>gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O’nun yüzü suyu hürmetine…bu sayfadan alinti diildir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O’nun yüzü suyu hürmetine…bu sayfadan alinti diildir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ayrıcalıklı Müşteri yazısına Hayrettin tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ozergungoren.com/2009/04/20/ayricalikli-musteri/comment-page-1/#comment-386</link>
		<dc:creator>Hayrettin</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Nov 2010 10:06:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ozergungoren.com/?p=261#comment-386</guid>
		<description>TAKSİM KAFE Pİ&#039;DE EŞİ GÖRÜLMEMİŞ YOBAZLIK!

Dün gece 1 bayan, 3 erkek; yani 4 arkadaş, biraz sohbet etmek ve
bir şeyler içmek için Taksim Kafe Pi&#039;ye gittik. Bize gösterilen 4 kişilik
masaya oturduktan sonra, içeceklerimizi söyleyip, efendi efendi
sohbet etmeye başladık.

Menüyle birlikte gelen tabakta, defalarca kullanılmış bir yağda kızartıldığı her halinden belli olan elma dilim patatesi gördükten sonra, garsona: &quot;Ne tip yağ kullanıyorsunuz?&quot; diye bir soru yönelttik. Garson bayan içeri gidip gelerek; &quot;Yudum kullanıyormuşuz!&quot; dedi. Ne kadar doğru, ne kadar yalan söyledi, Allah bilir ama kendisine teşekkür ettikten sonra, arkamızda oturan iki bayan
bize dönerek; &quot;Boşsa, sandalyenizi alabilir miyiz?&quot; diye bir soru sordu.
Biz de, kibarca onaylayarak, aramızdan ayrılan arkadaşımızın sandalyesini kendilerine verdik. Ne olduysa, işte bundan sonra oldu!..

İçeriden gelen, ağzı içki kokan ve dünyada Cafe Pi&#039;nin dışında tutunacak bir başka dalının olmadığı her halinden belli olan dövmeli, savsak bir görevli yanımıza gelerek; &quot;Buradan derhal ayrılın!&quot; dedi. Önce çok şaşırdık. Sonra da kibarca sebebini sorduk: &quot;Arkanızdaki bayanları rahatsız ettiniz!&quot; deyince de, ikinci kere şaşırarak, derhal müdürünü çağırmasını istedik.

Bu defa, içeriden genç ve sanırız yine genç olduğu için, &#039;hayattan görgü ve nizam almadığı izlenimi yaratan&#039;, Cafe Pi&#039;nin bugüne değin taşıdığı imajı ve o iyi niyetli empatiyi yerlere seren bir tavırla kollarını kavuşturarak yanımıza oturan bir başka yol yordam bilmez adamla kala daha kaldık! Müdürünüz diye mekana koyduğunuz bu arkadaş da; &quot;Sizi gözledim. Buradan gitmenizi ben istedim!&quot; dedi. Tekrar; &quot;Neden?&quot; diye sorduğumuzdaysa; &quot;Bayanları rahatsız ettiniz. Yanınızdaki koltuğa omzunuzu koydunuz!&quot; dedi.

Biz de, bu defa bayanlara kibarca seslenerek; &quot;Hanımefendi, affedersiniz bizden rahatsız oldunuz mu?&quot; diye bir soru yönelttik. Peki, onlar ne dedi beğenirsiniz? &quot;HAYIR!&quot; dediler!

Şimdi, aşağıda yazılanlar kulağınıza küpe olsun:

Arkadaşlar, sizin bu yaptığınıza lafın özü YOBAZLIK denir.
Bunun tek tabiri budur! YOBAZLIK!.. SAFİ YOBAZLIK!..

Mekan ve mekan sahipleri tarafından horlanan müşterilerin hikayelerini; bugüne değin, ya televizyonda Uğur Dündar&#039;ın ibreti alem olsun diye girip çıktığı &#039;KOKUŞMUŞ&#039; LALELİ PAVYONLARI&#039;nda,
ya da ANTALYA&#039;DAKİ &#039;UCUZ&#039; TURİST BARLARI&#039;nda görebilirdik.
Bu hissi, bu YOBAZLIĞI, bu UCUZLUĞU, bu KOKUŞMUŞLUĞU; basit Türk filmlerinde gördüğümüzde, bunun bir film kurgusu olduğunu ön görerek, kabullenebilirdik. Ama burada mesele, bunu da aşmış durumda...

Siz, işin başında; &#039;biz İstanbul&#039;da bu işi farklı yapacağız&#039;la kendinizi motive etmiş; işe şevkle başlamış olabilirsiniz. Ama! bu gidişle, köylü kurnazlığı ya da &#039;para görmüş olmanın olanca görgüsüzlüğü&#039; ve hırsıyla rotasından çıkmış, kokuşmuş bir göçmen gemisinden, laleli pavyonundan ileriye asla gidemezsiniz!..

Başarı güzeldir. Ama aynı zamanda çok da tehlikelidir!
&#039;kısa vadeli&#039; başarılarla, kendini olimpiyat sahasında bayrak kucaklar
sanan kurumlar, yok olmaya mahkumdurlar!.. Göreceksiniz, zaman bizi haklı çıkaracak ve kurum olarak, mekan olarak; KOKUŞMUŞLUK KULVARI&#039;ndaki yeriniz sağlamlaştıkça, müşterileriniz de her geçen gün azalarak, elinizden su gibi akıp, bizler gibi kaçacak.

Saygılar,
(Hak eder misiniz bilmem?)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>TAKSİM KAFE Pİ&#8217;DE EŞİ GÖRÜLMEMİŞ YOBAZLIK!</p>
<p>Dün gece 1 bayan, 3 erkek; yani 4 arkadaş, biraz sohbet etmek ve<br />
bir şeyler içmek için Taksim Kafe Pi&#8217;ye gittik. Bize gösterilen 4 kişilik<br />
masaya oturduktan sonra, içeceklerimizi söyleyip, efendi efendi<br />
sohbet etmeye başladık.</p>
<p>Menüyle birlikte gelen tabakta, defalarca kullanılmış bir yağda kızartıldığı her halinden belli olan elma dilim patatesi gördükten sonra, garsona: &#8220;Ne tip yağ kullanıyorsunuz?&#8221; diye bir soru yönelttik. Garson bayan içeri gidip gelerek; &#8220;Yudum kullanıyormuşuz!&#8221; dedi. Ne kadar doğru, ne kadar yalan söyledi, Allah bilir ama kendisine teşekkür ettikten sonra, arkamızda oturan iki bayan<br />
bize dönerek; &#8220;Boşsa, sandalyenizi alabilir miyiz?&#8221; diye bir soru sordu.<br />
Biz de, kibarca onaylayarak, aramızdan ayrılan arkadaşımızın sandalyesini kendilerine verdik. Ne olduysa, işte bundan sonra oldu!..</p>
<p>İçeriden gelen, ağzı içki kokan ve dünyada Cafe Pi&#8217;nin dışında tutunacak bir başka dalının olmadığı her halinden belli olan dövmeli, savsak bir görevli yanımıza gelerek; &#8220;Buradan derhal ayrılın!&#8221; dedi. Önce çok şaşırdık. Sonra da kibarca sebebini sorduk: &#8220;Arkanızdaki bayanları rahatsız ettiniz!&#8221; deyince de, ikinci kere şaşırarak, derhal müdürünü çağırmasını istedik.</p>
<p>Bu defa, içeriden genç ve sanırız yine genç olduğu için, &#8216;hayattan görgü ve nizam almadığı izlenimi yaratan&#8217;, Cafe Pi&#8217;nin bugüne değin taşıdığı imajı ve o iyi niyetli empatiyi yerlere seren bir tavırla kollarını kavuşturarak yanımıza oturan bir başka yol yordam bilmez adamla kala daha kaldık! Müdürünüz diye mekana koyduğunuz bu arkadaş da; &#8220;Sizi gözledim. Buradan gitmenizi ben istedim!&#8221; dedi. Tekrar; &#8220;Neden?&#8221; diye sorduğumuzdaysa; &#8220;Bayanları rahatsız ettiniz. Yanınızdaki koltuğa omzunuzu koydunuz!&#8221; dedi.</p>
<p>Biz de, bu defa bayanlara kibarca seslenerek; &#8220;Hanımefendi, affedersiniz bizden rahatsız oldunuz mu?&#8221; diye bir soru yönelttik. Peki, onlar ne dedi beğenirsiniz? &#8220;HAYIR!&#8221; dediler!</p>
<p>Şimdi, aşağıda yazılanlar kulağınıza küpe olsun:</p>
<p>Arkadaşlar, sizin bu yaptığınıza lafın özü YOBAZLIK denir.<br />
Bunun tek tabiri budur! YOBAZLIK!.. SAFİ YOBAZLIK!..</p>
<p>Mekan ve mekan sahipleri tarafından horlanan müşterilerin hikayelerini; bugüne değin, ya televizyonda Uğur Dündar&#8217;ın ibreti alem olsun diye girip çıktığı &#8216;KOKUŞMUŞ&#8217; LALELİ PAVYONLARI&#8217;nda,<br />
ya da ANTALYA&#8217;DAKİ &#8216;UCUZ&#8217; TURİST BARLARI&#8217;nda görebilirdik.<br />
Bu hissi, bu YOBAZLIĞI, bu UCUZLUĞU, bu KOKUŞMUŞLUĞU; basit Türk filmlerinde gördüğümüzde, bunun bir film kurgusu olduğunu ön görerek, kabullenebilirdik. Ama burada mesele, bunu da aşmış durumda&#8230;</p>
<p>Siz, işin başında; &#8216;biz İstanbul&#8217;da bu işi farklı yapacağız&#8217;la kendinizi motive etmiş; işe şevkle başlamış olabilirsiniz. Ama! bu gidişle, köylü kurnazlığı ya da &#8216;para görmüş olmanın olanca görgüsüzlüğü&#8217; ve hırsıyla rotasından çıkmış, kokuşmuş bir göçmen gemisinden, laleli pavyonundan ileriye asla gidemezsiniz!..</p>
<p>Başarı güzeldir. Ama aynı zamanda çok da tehlikelidir!<br />
&#8216;kısa vadeli&#8217; başarılarla, kendini olimpiyat sahasında bayrak kucaklar<br />
sanan kurumlar, yok olmaya mahkumdurlar!.. Göreceksiniz, zaman bizi haklı çıkaracak ve kurum olarak, mekan olarak; KOKUŞMUŞLUK KULVARI&#8217;ndaki yeriniz sağlamlaştıkça, müşterileriniz de her geçen gün azalarak, elinizden su gibi akıp, bizler gibi kaçacak.</p>
<p>Saygılar,<br />
(Hak eder misiniz bilmem?)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>SANMAN CÂH İTMEGE GELDİK yazısına atilaa tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ozergungoren.com/2009/04/22/sanman-cah-itmege-geldik/comment-page-1/#comment-319</link>
		<dc:creator>atilaa</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Jun 2010 10:56:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ozergungoren.com/?p=262#comment-319</guid>
		<description>ne güzel bir araya gelmiş açiz kelimler  ve şu mana bak  tek aman aşkkkk</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ne güzel bir araya gelmiş açiz kelimler  ve şu mana bak  tek aman aşkkkk</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Metrobüs Durak İsimleri yazısına okan erdan tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ozergungoren.com/2008/12/13/metrobus-durak-isimleri/comment-page-1/#comment-317</link>
		<dc:creator>okan erdan</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jun 2010 07:40:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ozergungoren.com/?p=227#comment-317</guid>
		<description>sağolasın kardeş emeğine sağlık...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sağolasın kardeş emeğine sağlık&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Metrobüs Durakları yazısına Alper Kaynarkan tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ozergungoren.com/2010/03/01/metrobus-duraklari/comment-page-1/#comment-301</link>
		<dc:creator>Alper Kaynarkan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 22:21:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ozergungoren.com/?p=325#comment-301</guid>
		<description>Özer&#039;cigim ne guzel yazmissin ama keske benim de bu yazilanlara karsilik duzeltmelerin olabilecegine dair umudum olsaydi.

Yine de Istanbul&#039;u seviyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Özer&#8217;cigim ne guzel yazmissin ama keske benim de bu yazilanlara karsilik duzeltmelerin olabilecegine dair umudum olsaydi.</p>
<p>Yine de Istanbul&#8217;u seviyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Panzehir artık elinizin altında&#8230; yazısına vakkas tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ozergungoren.com/2009/05/18/panzehir-artik-elinizin-altinda/comment-page-1/#comment-248</link>
		<dc:creator>vakkas</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 13:04:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ozergungoren.com/?p=263#comment-248</guid>
		<description>çok güzel bir yazı</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>çok güzel bir yazı</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>YDO yazısına Onder Turmus tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ozergungoren.com/2009/06/01/ydo/comment-page-1/#comment-208</link>
		<dc:creator>Onder Turmus</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2009 12:54:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ozergungoren.com/?p=266#comment-208</guid>
		<description>Deneme bir ki.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Deneme bir ki.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>YDO yazısına Kıvanç tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ozergungoren.com/2009/06/01/ydo/comment-page-1/#comment-207</link>
		<dc:creator>Kıvanç</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2009 00:55:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ozergungoren.com/?p=266#comment-207</guid>
		<description>Eskiden bana da haziranın ilk günü güzel şeyler hatırlatırdı. Ben de küçükken 1 haziranın gelmesiyle yazın resmen başlamasından ötürü sevinir, 1 eylülün gelmesiyle de yazın sona ermesinden ötürü üzülürdüm. Ancak okuduğum okul itibariyle -2 yıldır- 1 haziranın gelişi bana zorlu final ayına 2 hafta kaldığını hatırlatıyor.

Ne börtü böcek... Sadece stresten ve sıcaktan çıkan cilt kızarıklıkları.
Ne de fazla uyku... Öğrenciliğin verdiği o lanet geç yatma alışkanlığı ve sabah erken kalkma zorunluluğu.
Ama bak 1 haziranın yılın az çok yarısı olduğuna katılıyorum.

Bu arada Özer bir söz vardır bilir misin?(ne klişe oldu ehe!) Reform istersen birşeyler elde edemeyebilirsin. Ama devrimi istersen en azından reform elde edersin...

Tabi en iyisi çoğunlukla muhafazakar kalmak:))</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Eskiden bana da haziranın ilk günü güzel şeyler hatırlatırdı. Ben de küçükken 1 haziranın gelmesiyle yazın resmen başlamasından ötürü sevinir, 1 eylülün gelmesiyle de yazın sona ermesinden ötürü üzülürdüm. Ancak okuduğum okul itibariyle -2 yıldır- 1 haziranın gelişi bana zorlu final ayına 2 hafta kaldığını hatırlatıyor.</p>
<p>Ne börtü böcek&#8230; Sadece stresten ve sıcaktan çıkan cilt kızarıklıkları.<br />
Ne de fazla uyku&#8230; Öğrenciliğin verdiği o lanet geç yatma alışkanlığı ve sabah erken kalkma zorunluluğu.<br />
Ama bak 1 haziranın yılın az çok yarısı olduğuna katılıyorum.</p>
<p>Bu arada Özer bir söz vardır bilir misin?(ne klişe oldu ehe!) Reform istersen birşeyler elde edemeyebilirsin. Ama devrimi istersen en azından reform elde edersin&#8230;</p>
<p>Tabi en iyisi çoğunlukla muhafazakar kalmak:))</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>İndragandi de Ara Verdi.. yazısına Özer Güngören &#187; Blog Archive &#187; İndragandi On Air .. (Egeyn) tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ozergungoren.com/2008/08/13/indragandi-de-ara-verdi/comment-page-1/#comment-205</link>
		<dc:creator>Özer Güngören &#187; Blog Archive &#187; İndragandi On Air .. (Egeyn)</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 May 2009 08:49:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ozergungoren.com/?p=100#comment-205</guid>
		<description>[...] ağustos tarihindeki yazımda belirttiğim gibi 1 aylık yenilenme sürecine gittiğini belirten bira yazı ile yayınına ara [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] ağustos tarihindeki yazımda belirttiğim gibi 1 aylık yenilenme sürecine gittiğini belirten bira yazı ile yayınına ara [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Koray Kıyga! yazısına Özer Güngören tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.ozergungoren.com/2008/11/10/koray-kiyga/comment-page-1/#comment-204</link>
		<dc:creator>Özer Güngören</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2009 08:20:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ozergungoren.com/?p=211#comment-204</guid>
		<description>@ ercüment , 

dostumuz aslında yanımızda , görmesekte duymasakta o bizi görüyor, ve duyuyor.. Bundan sonra bize sessiz bir dost olacak.. Mekanın cennet olsun kardeşim..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@ ercüment , </p>
<p>dostumuz aslında yanımızda , görmesekte duymasakta o bizi görüyor, ve duyuyor.. Bundan sonra bize sessiz bir dost olacak.. Mekanın cennet olsun kardeşim..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

