Archive for the ‘Yaşamsal’ Category

ücikibirsıfır….

Ekim 21, 2009 - 9:56 pm No Comments

Gerçek , yanılgı ve zaman..

Hayatımızın tutamadığı nefes boşlukları. Gerçektir. Kabul etmezsin, inanmazsın , kaile almaz umursamaz bakarsın yaşadıklarına.Söylerler , dalga geçer  aldırış etmeden gülersin bakışlarınla. Kaygın çoktur aslında ama belli etmeyi sevmezsin. Ama bilirsin sende rol yaptığını , bunu bile zor kabul edersin kendi kendine işte bu gerçektir.

Zaman, biri ayağından çivilenmiş diğeri kuyruğundan iki asil kardeştir , akreple yelkovan. Kurtulmak için dönerler sağdan sola durmadan. Ki en çok yitirdiklerimizdir , kurtulmaya çalıştığımız an. Kinayesiz bir akşam saati terk ettiklerimiz ve biliriz ki geçtiğinde bir daha geri getiremeyeceğimiz sevgimiz. Asla tekrarını hatıralarda bile  izleyemediğimiz bir yaşanmışlıktır.

Yanılgı , zaman içinde inandığımız gerçekler uğruna yaptığımız şeylerin aslında doğru olduğunu düşündüğümüzden yaptığımızın , fakat aslında boşa harcanan yaşamlar olduğunu fark ettiğimizde başlangıç ile fark etme anı içerisinde gelişen olaylar bütünü. Her masa ayağı dört bacak değildir dersin , kendine korkmadan ama sonuna bakarsın aslında anlarsın boş olduğunu.. İçimizi kaplar yoğun ve koyu gri bir sis bulutu artık çok geçtir…

ekim 18′  19:20:17

labirentimsiyahtırak…

Ekim 17, 2009 - 8:58 pm No Comments

Gereği düşünüldü.

Kim için? Ne için?

Var olmamış hakedişler var kübün içinde. Birde anlık flaş yansımaları gibi gülüşler , gözyaşlarını gizlemek için. İstemdışı yalnız bir dışavurgun kibir hakim , kimse görmesin diye yazlık bir gömlek kış ortasında. Bugüne kadar biçbir işe yaramadığını düşündüren bu kişiler , çevre dediğimiz etken , sosyal topluluk , şans vermez sana asla. Halbuki bilmezler karanlığı neden bu kadar sevdiğimi. Neden kendim gibi olduğum anlar gecedir? Düşündün mü hiç ? Düşünsende bulacak kapasite var mı sende ?

Ay karanlıkta parlar… Bende herkes çekilince kenara , yatınca yatağına , sokaklar sessiz ve tenhalaştığında , köpek ve kedi sesleri yükselirken yukarıya orada oluyorum bütün doğallığımla…

ekim 15 ‘     19:20:34

Metafor…

Ekim 17, 2009 - 8:50 pm No Comments

Kafam karışık , düşünceler bulanık , geçmiş karanlık.. Saatlerce baktığım bu yüzler bile hiçbir anı uyandırmıyor bende. Sevmiyorum bu durumları , herkese , herşeye yabancıyım. Ayaklarım ben farkında olmadan gezdiriyor beni. Doktor durumumun ciddiyetini koruduğunu ve hiçbir ilerleme kaydetmediğini söylerken kendi ciddiyetini de koruyordu. Asıl ilginç olan bu söylediklerini tek başıma dinlerken bana anlamsız gelmesi , halbuki yıllarca yanımda biriyle gitmişim gibi geliyor. Zaaflarım var benim hiç merak edilmeyen anlamsız şekillere , bugünler de ne de çok var etrafımda.. Defalarca sordum kendime bıkmadan , usanmadan , yılmadan , çekinmeden , aldırmadan , korkmadan , inanmadan  ve her defasında farklı bir cevap vermeyi de nasıl becerdiğimi çözemeden hayrete düşmeye alıştım. Ve şimdi tekrar soruyorum kendime içim yine aynı heyecanla , aynı korku ve tedirginlikle doldu. Cevabı ben bile korkarak veriyorum. Böyle bir şeyi ben cevaplayamazken senin cevaplaman hiç kolay olmaz.

-Acaba ile yaşayabilir miyim?

Bu sorunun cevabını vermeden , almadan hayatım boyunca kısır bir döngü ile karşıma çıkmaz mı ?

İşte sana dedim ya karışığım aklımda sadece bir kaç fotoğraf karesi var düne ait. Alışveriş merkezindeki toka  satan mağaza ve insanların kaydığı bir buz zemin kenarında duran masalara oturulmuş yemek yeniyor. Ve bir gün batımı sadece… İki gün önce buz pisti olduğunu öğrendiğim yeri buldum ve ziyaret ettim. Aynı masada oturdum yemek yedim.. Hatıralar pek bir gözümün önüne geldi. Bugünde tokacıyı keşfettim. Dükkanın önünde 3-4 dakika kıpırdayamadım. Ne ileri , ne geri , ne de içeri girebildim. Yemek yemek kadar kolay olur sanmıştım ama olmadı. Hatıralar her zaman yanlarında güzel şeyler getirmiyormuş…Dokuzyüzdoksanbeşgünyirmidörtsaat..

 

ekim 10′     20:10:12

başaşağı…

Eylül 7, 2009 - 10:20 am No Comments

Saat 06.12 salondaki büyük pencerenin önündeki kadife kaplı koltuklardan , dikişleri patlamış olan tekli de oturuyorum. Pencere her zaman ki gibi yukarıdan değil bu sefer yana doğru açık durumda. 1900 lü yılların başında büyük büyük babana hediye edilmiş olan , limon ağacından yapılma sehpadan gelen cilanın kokusu sanki dün yapılmıştı . 15 gün önce değildi. Üzerinde duran ilki ikimizin birlikte dolmuş sırasında kahyanın çektiği , hemen yanında daha büyük olansa iki yıl önce kışın gittiğimiz  o limanköyde , rıhtımda balık ağlarının arasında bir balıkçı kız gibi verdiğin siyah boğazlı kazanlığınla olan pozun , hani şu elime suratıma o şekilde koymasaydım daha şeker çıkarmış dediğin olan fotoğraf duruyor.. Birlikte hayrullah efendinin çimlere ve ebe gümecilere dün yaptığı zulmü seyrediyoruz . Sen bugün onun tarafındasın anlattıklarıma hiç tepki vermiyorsun. Sanki bana kızıcaksın onun çimleri biçmesine kızdığım için..  Konuyu değiştiriyorum seni kızdırmadan , farkındamısın asu ile mefruş ortalıkta yok iki gecedir , ne demek şimdi kim onlar , şu her gece izlediğimiz yaramaz iki kedi yafrusu yokmu isimlerini sen koymuştun .. İşte onlarda yok sen gittiğinden beri , artık yaramazlık yapmıyorlar , kaplarına koyduğum mamalar yenmiyor , sütleri eksilmiyor…. Her yer birden sanki çok sessizleştiii…

eylül 07′    06:12:34

Gönül odamın arka bahçeye bakan penceresi….

dolmuşçasına…

Eylül 4, 2009 - 5:41 pm No Comments

Kırmızı giydiğinden mi yaklaşamıyorum , sana uzak duruyorum..Kestiremiyorum , başkasına sakallarımı , saçımı ,  bakamıyorum fotoğraflarının olmadığı boş aynalara.. Ağlamıyorum.. artık ağlamıyorum… İnan..

Gündüzlerim senle gitti geride kalan sadece karanlıklar.. Bütün perdeleri kalın bordo renkli saten kumaşlı olarak değiştirdim girmesin içeri başka bir ışık diye.. Sadece senin fotoğraflarınla aydınlatıyorum benim küçük , yalnız , su alan çatı katı , sen kokan evimi…

Biliyormusun hala iki kişilik hazırlıyorum sofrayı büyük oda da. Çift sarılı patlatmadan sarısını , sahanda yumurta , esmer şeker , ki şeker kullanmadığın halde onları masa da görmeyi çok severdin , kepek ekmeği masanın eksilmeyen oyuncuları…

Döndüğünde her şey aynı yerinde olsun diye dokunmuyorum bile eşyalarınaa.. Belki inanmızsın ama televizyon da hala giderken açık bıraktığın dizi kanalı duruyor , onu bile değiştiremedim sen dönersin diye…

devamı  sonra….

eylül 03′     18:34:21

şirinevler – taksim dolmuşu

son mu ilk mi?

Ağustos 31, 2009 - 4:58 pm No Comments
Yaşama dair ...

Blogumun adı ... Felsefemin adı ... Hayallerimin adı.. Senin adın..

ne varsa bugün yaşama dair , beni hayata bağlayan , beni ayakta 
omuzları dik durmama imkan sağlayan.

bir ufak inilti , bir ses , bir ışık , bir gece karanlığında önümü
 görmeme izin verecek kadar ayışığı serpilmesi yoluma..

gözlerimde yaşların birikip birikip dışarı taşmadan içeri
 dökülmesini sağlayan, etrafı nedensiz ce yapışmış bir sırıtmayla baktıran..

onbeş nokta dört inç lik bir ekranda görünen 12 puntoda yazılmış 
bu harfler yüzüme bu gülüşleri sağlıyorsa.

Gerçekten de önemliymişsin benim için... Sana dairdi yaşam.
Yaşam dairdi sana..
Sana Dair 

Yaşam kadar gerçek

Yaşamak gibi sahte

Öyle çok şey var ki

Yaralayan insanı

Bir yürek çarpıntısı

Onu her gördüğünde

Öyle çok şey var ki bak

Sana dair

Yanlış aşklar yaşadık

Yanlış köprülerde

Yanlış gemiler yakıp

Aldırmadan

İki damla su çaldık

Zamanın pençesinden

Aldırmadan, aldırmadan

Mucize gerek bize

Gidecek bir başka düş

Bir düş ki korkmamış

Zamanın karşısında

Ve bir çağ gerek bize

Ve bir çağ bundan özgür

Öyle çok şey var ki bak

Sana dair

Sonra kuşlar gitti

Anladım dünya yorgun

Sen yorgun, tortusu kalmış

Eski bir korkunun

GörmediN, duymadıN

DemediN bunlar kötü

Biz var mıydık?

Aşk var mıydı?

Bu ne senden ilk kaçışım

Ne de ilk düşüşün yüreğime

Ne bu seRden son geçişim

Ne de son küsüşüm kaderime..

 

ozerKeyf

Ağustos 5, 2009 - 10:53 am No Comments

İlgisizliğimle ilgilenmeye çalıştığım şu dakikalar odaklanma problemi yaşıyorum… Sanırım kafamda ki düşünceler beni yavaşlatıyor.. Kendime bir tatil verme zamanına az kaldı..

Küçük istanbul’da festival zamanı

Temmuz 15, 2009 - 10:45 am No Comments

4. uluslararası küçükçekmece göl festivali başladı ve tam gaz sürüyor…

Bu sene dördüncüsü düzenlenen festival de son 3 gün.. Küçükçekmece gölü etfarında yapılan festivale farklı diller ve kültürler de eşlik ediyor.. Hindistan, İtalya, Litvanya, Malezya, Romanya ve Türkiye dans gruplarının gösterileri ile zenginlik katıyor… Dün akşam küçükçekmece belediye başkanı aziz yeniay ın da katılımıyla süper bir gece geçirildi. Anfi tiyatro da istanbul kent orkestrası rüzgarı esti.. Tam bir panayır havasında geçen festival 17 temmuz cuma akşamı sona eriyor…

geveze again

Temmuz 14, 2009 - 10:59 am No Comments

Geveze…

Power fm ‘in en neşeli dj ‘i .. sabahları o pozitifliği yıkıp geçiyor.. Bugün size gevezeyi övmeyecem böyle bir şeye gerek te yok zaten.. Bir kaç haftadır yazacağım diyorum fırsat bulamıyordum… Ama bu sefer yazıyorum…

98-99 yılları hala iyi hatırlıyorum.. Kıraç  beldesinde lise stajyeri olarak çalışıyoruz. Ve bir otomobil ile 5 kişi fabrikaya gidiyoruz.. aynı ekip akşamları dönüyoruzda .. Sabahları uyumayı tercih ettiğim için hangi radyo açık umursamazdım.. ama akşamları geveze dinlerdik.. Yanlış hatırlamadığımı umarak number one fm de çalışıyordu.. Ve akşamları işbirlikli telefon işletmesi yapardı… Çok eğlenceli geçerdi yolculuğumuz ..

Bir kaç haftadır denk geliyorum. Tekrar başlamış ve sabahları dinliyorum.. Çok eğlenceli bir adam olan geveze yenilikleri ile gündem de kalıyor.. Muammer abi tiplemesini bir karakter gibi kullanmaya başlaması da fena olmamış.. ve sürekli nedim in peşindeki sapık durumunda… Ama eskilerden compela olsa da dinlesek dediğim çok oluyor.. Özledik eski karakterlerinide..

Geveze yaptığı işi çok sevdiği gibi sosyal sorumluluklar konusunda da çok iyi.. Buradan kendisine tekrar teşekkür ediyorum .. Yayın hayatında başarılar dilerim..

Bilmeyenler için   h.içi her sabah 06:00-10:00 arası 100.00 Power fm de dinleyebilirsiniz. Cumartesi sabahları da best of geveze ye takılıp haftanın en iyilerini dinleyebilirsiniz..

Biraz Kişisel…

Haziran 23, 2009 - 4:20 pm No Comments

Bu haftasonunu inanılmaz güzel geçirdim. Uzun zamandır görmediğim dostlarımı gördüm. Daha üniversiteye hazırlanırken bana bas gitar diye bir şey olduğunu öğreten müzik grubumuzun değerli insanlarını gördüm.  İçkiler doldu doldu boşaldı. Kahkalar eski günler derken epey bir şeyler geçmiş aklımızdan , beynimizin en ücra köşelerine saklanmış hatıraları bulduk çıkardık beraber izledik dinledik.. Kuzenimle beraber motorla gezinti yaptık.. Yarış motorundan sonra normal motora alışmak sanırım zaman alıcak.. Honda dan aldığım tadı adrenalini alamadım ama ,  az yakıt tüketimi yüzümde gülüceklere sebep olmadı değil :) … evde yapılan balkon sefası cabası…  pazar gününe erken başlamak ayrı bir tad veriyor bana , ama alışverişle başlamak daha da iyi geldi ,  her zaman alışveriş öncesi çıkar gezerim , mağazarlarda ne var ne yok bakarım , fiyatlarını inceler bir sonraki hafta gidip nokta atışı alışveriş yaparım.. :) bu hafta pek biraz dışına çıktım , vitrinde bana el sallayan beni al beni al diyen gömleği almadan sanırım uyuyamazdım.. :)  Kravatından ayıramazdım gömleği , bu kadar acımasız biri değilim öksüz bırakamazım onu da aldım.. Kuzenlerle geçen güzel bir hafta sonu kafa dinginliği haftaya iyi başlamama sebep oldu.. Ki aldığım iyi haberleri burada yazmak istemiyorum nazara inanırım ayıptır söylemesi..  O yüzden haftaya çok güzel başladım.. Başlamasını da çok istiyordum belki onunda etkisi vardır kimbilir.. İlkgün beklediğimden güzel geçti ve aldığım haberlerle coştum.. Beklediğimden daha iyiydi. Bugünde fevkalede güzel bir gün dü benim için.. Heleki sabah aldığım haber yine buradan açıklamıyorum yarınımın bile güzel geçmesine sebep oldu . Şu an herşey düzgün ve güzel umarım bir aksilik çıkmazsa haftasonu enfes bir tatil bekliyor.. Kendimi şehirden uzaklaştıracağım ve mavi sularda kendimi keşfedeceğim.. Çadırlar hazır…  Umarım sizinde istedikleriniz olur , uzun zamandır ihtiyacım olan bir şeydi bu.. :)  Herkesin haftasının gününün hayatının daha iyi geçmesini dilerim.. :)