Archive for the ‘Yaşamsal’ Category

Duygu

Mart 25, 2015 - 7:21 pm No Comments

ozergungoren

Öncesi ve sonrası…

Varlığın bilinmez ayrıntılarında gizli kök hücreleri…

Hava ve su…

Ağız teması ile dil üzerinde bıraktıkları hissiyat….

Kibir ve tavır…

Önemsediğini önemsemiyormuş gibi gösterebilme sanatı…

Hayır ve evet…

İkisininde kullanımını öğrenebilmek…

Bağzı şeyler vardır dile pelesenk olmuş bir şarkı nakaratı gibi döner durur. Ömrün sana yaşaman için sunulmuş armağan olsa da pek aldırış etmeden umarsızca harcarsın. Yapamadıkların listesi gün geçtikçe kabarmakta, her yapamadığın günün ardından. Ruhun, durgun, yorgun, isteksiz kimi zaman, bazen seni şaşırtacak denli yüklü yaşam..

 

Resim buradan alıntıdır.

coş haydi durma koş

Eylül 28, 2012 - 10:48 am No Comments

ne yaşadığın belli,
ne yaşamadığın,
önünde duruyor hayatın tadını çıkar yanında olanların,
sevdiklerin ve sevmediğin,
istediklerin ve avucundaki tuzlu tadın dilinde bıraktıkları,
bir hareket et,
bir el kaldır,
bir ıslık çal,
bir ses et ya da sonunu şimdiden kabul et.

yorgun ve meşgul

Ağustos 31, 2012 - 10:52 am No Comments

İnsan beyni zamanla ya da zamansız hep bir şeyler ile meşgul olur durur. En ufak konuları saatlerce düşünür nereden nereye gider. Ne düşünmeye başlarsın kendini ne düşünürken bulursun. Yolda , işte, otobüste, yemek yerken, sevişirken, yürürken, telefonda konuşurken, yüzerken, uyurken, duş alırken, hep aklımız doludur. Bazen düşünmek istemediklerimiz çıkmaz bazen düşünmeden duramadığımız kafamızın içinde dolanır.

Ve her şey için zaman ayırmak isterken bir bakarız zamanın yetmediği konusuna takılırız. Daha onu yapacaktım, bunu yiyecektim, şunu izleyecektim, ders çalışacaktım, sevgilimi arayacaktım. Zamanı kullanmayı bilmiyoruz.  Bazı şeyleri yapmak isterken diğerlerini yapamayacağımızı bile bile seçim yaparız. Arkadaşlarımıza vakit ayırmak için ailemizi unuturuz. Sürekli meşgul durumdayız ama yaptığımız bir şey yok.

Ve sonuç bu kadar düşünce bu kadar meşguliyet yorgunluk.

Demem o ki, bu aralar o kadar yorgun ve meşgul günler yaşıyorum ki rahat bırakın beni ulan başım ağrıyor başım.

 

 

Görsel buradan alıntıdır.

Riko del Marçi

Temmuz 31, 2012 - 5:40 pm No Comments

 

Hayatın kusursuz algoritmasına rağmen yaşamın kargaşası bütün bir haldedir. Engel tanımayan dürtülere nadiren de olsa boyun eğmek insan oğlunun hassas noktalarından biridir. Kişisel gelişimini tamamlamamak biz insanoğlunun doğasını bozan hayvansı harekettir. İpsiz sapsız takımın neydüğü belirsiz davranışlarla yaygara çıkarması düsturu mahalle baskısını doğurmaktadır. Geçen yıllara oranla bu yıllar da entel kuntel tayfanın modayı kıçından takip ederek modayı kendi kafalarına göre yaşamaya çalışmaları yozlaşmanın post modern yansıması olarak görülebilir. Süreksiz toplumun sürekli çalkantısı bu durumda süregelir. Riko del Marçi hayatımıza burada gidiyor. Yolunda gitme
yen durumları çözmede sorun yaşama sendromu olarak adlandırıyorum.

 

Resim buradan alıntıdır.

Martı

Mayıs 31, 2012 - 11:02 pm No Comments

Bir kaç martı kanadının çırpması kulaklarında, simidini ve çayını yalnız yudumlarken moda da. Deniz üzerinde küçük balıkçı tekneleri ağlarını atıyor. Güneş yeni yeni gösteriyor yüzünü, sanırım saat 6 ‘yı geçiyor. Simidi yarım bırakıp, yarım kalan çayıyla bir sigara yuvarladı. Öksürmesi yok denecek kadar azdı artık sigara içerken, bünyesi alışmıştı. Az sonra kalkıp yürümeye başlar kordon boyunca, dün bir saksı fesleğen ile gitmişti. Hastane yolunda bir kalabalık kalp atışlarının hızlanmasına yol açmıştı. Elindekileri yere atarak koşar adam hastaneye doğru ilerliyordu.

 

 

 

 

 

Resim buradan alıntıdır.

Tereddüt

Mayıs 31, 2012 - 10:55 pm No Comments

Camdan dışarı kafamı uzattığımda panayır alanındaki kalabalığı fark ettim. Aceleci ve panik ortamı yaratan yeşil üniformalı adamlar sedye taşıyordu. Yolunda gitmeyen bir şeyler vardı. Hastane önüne doğru gelen kalabalık cam kapıdan içeri girdi. O gün tek nöbetçi olduğum için aşağıya doğru yöneldim.

 

 

Resim buradan alıntıdır.

hayat

Nisan 30, 2012 - 9:45 am No Comments

Bazen beklentilerimiz vardır.
Bazen hayallerimiz vardır.
Bazen çığlıklarımız vardır.
Bazen sessizliğimiz vardır.
Bazen açlığımız vardır.
Bazen yok yere vardır.

Rapor Paramı Nasıl Alırım?

Mart 29, 2012 - 3:59 pm No Comments

Merhaba sevgili okur,

Bu yazıyı okuyorsan sigortadan aldığın raporun, maaşından kesildi, paranı alamadın ve çare arıyorsun. Kısa bir süre önce aynı durumu yaşadım. Ve 3 ay uğraştıktan sonra işleri çözdüm ama hala paramı alamadım. Gününün gelmesini bekliyorum. Ama işlemleri hızlandırmak için aşağıdaki önerilerimi yap.

1 – Raporu direk şirketinin insan kaynakları ya da muhasebe departmanına götür, sisteme girmelerini sağla.

2 – Raporunu hastane yazı ile ilgili bölge sağlık kurumuna yazı ile gönderir. Hastaneyi arayıp tahakkuk yada rapor servisinden gönderim tarihi ile hangi sayılı yazı ile gönderdiklerini öğren.

3 – Bağlı olduğun sigorta kurumunun internet sitesinden numarasını bulup kayıt oluştur. Bağcılar sağlık kurumu 212 630 61 00 ‘dan 1912 dahili numaradan kayıt yaptırabilirsiniz. Cep telefonu numaranızı ve T.C. kimlik numaranızı istiyorlar.

4 – Sonrasında 3 gün içerisinde size bilgi mesajı geliyor. Mesaj geldiğinde 15 gün sonra paranızı alabilirsiniz, diyorlar.

5 – Eğer hastane yeni yollamışsa ortalama 5 – 10 günde sigorta kurumuna ulaşıyor. O zaman izlemeniz gereken yol hastaneden raporunuzun sizdeki nüshası için “ÜST YAZI” yazmasını istemek oluyor. Üst yazı ile ilgili sigorta kurumuna giderseniz işleme alıyorlar.

6 – Bu işlemler olduktan 15 gün sonra PTT noktalarından hakkınız olan parayı teslim alabilirsiniz.

Dipnot: Rapor süreniz kaç gün olursa olsun 2 gün devlet tarafından kesiliyor. 3 gün aldıysanız elinize bir para geçmeyecektir. 15 gün ise niye eksik aldım diye düşünmeyin.

 

Geçmiş olsun, kolay gelsin.

Ağustos…

Ağustos 8, 2011 - 9:52 pm No Comments

NE nerede niye nasıl niçin kim kime dum duma hopa küte pata derken zaman geçiyor.

Evet hayat aslında böyle akıp gitmekte, yapmak istediklerimiz, hep yapacaklarımız listesinde kalmakta. Zamanı boşa, zamanı doldurmuş olmak için doldurmakla, haybeye geçiriyoruz. Hep bir halk koşusunda göğsümüzde numaramız arkadaşlarımızla katıldığımız bir pazar maratonu tadında yaşıyoruz. Her gün yarın ne yapacağımızın hayalini kurup, planını yaparken o günü nasıl da boş geçirdiğimizi anlamıyoruz. Elle tutulur neler yapıyoruz.  Şimdi 30 saniye düşün,  öğrenmek istediğin dil, çalmak istediğin müzik aleti, dans kursu hep yapacağım çok istiyorum diyorsun değil mi? Evet bunlar herkesin aklına gelenler zaten bir de bazılarının aklına gelenler, yalan söylemeyeceğim, daha dürüst olacağım, işim de kariyer sahibi olacağım, sigarayı bırakacağım gibi birincil etken olan isteklerimiz, yazmaya kalksak daha neler çıkar kim bilir. Demem o ki bu sefer de bunları düşünmenize ben sebep olayım, bir iki saat düşünün nasıl olsa yarın sabah hiç bir şey değişmeyecek, nereden mi biliyorum bende sizdenim merak etmeyin. Bunları bu kadar rahat yazmamın sebebi saydıklarımın en az hepsini bende yapıyorum 🙂 Belki bir şeylerin ayrımına karar veririm diye yazıyorum. Sadece acı bir tecrübe olmadan anlayamıyoruz biz bunları.

Not: Resim buradan alınmıştır.

Neredesin?

Haziran 28, 2011 - 9:15 am No Comments
uzun zamandır olmadığım kadar uzağım aslında,
sakladığım gizlediğim ne varsa,
peşi sıra ardımda , boşlukta,
avazım çıktığı kadar bağırsamda,
ruhum dolanır ortalıklarda,
bekler sensiz odalarda,
kaybolur yokluğunda,
Varolduğunda,
Sonunda,
orada,
oturur.