Archive for the ‘Tiyatro’ Category

istanbulimpro “CHİCAGO IMPRO FESTİVAL”E GİDEMEZSE…

Nisan 12, 2011 - 4:43 pm No Comments

İSTANBULİMPRO OLARAK DOĞAÇLAMA TİYATRO ALANINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN EN ÖNEMLİ FESTİVALLERDEN BİRİSİ OLAN CHİCAGO IMPROV FESTİVAL’E DAVET EDİLDİK, SİTELERİNDEN DE TAKİP EDEBİLECEĞİNİZ GİBİ PROGRAMLARINDA DA YER ALMAKTAYIZ.

BİZLER, İSTANBULİMPRO OLARAK, İSTANBUL’DA BEYOĞLU-TERMİNAL ADINDAN BİR SAHNE AÇMAYI, HAFTADA 5 GÜN DÜZENLİ GÖSTERİLER YAPMAYI, DOĞAÇLAMA TİYATRO ALANINDA GELENEKSELDEN YOLA ÇIKARAK ÜRETTİĞİMİZ OYUNLARLA KENDİMİZİ YURTDIŞINDA KANITLAMAYI BAŞARDIK, TÜRKİYE’DE TİYATRO YAPIYORUZ VE FESTİVALE KATILAN 80’E YAKIN TİYATRO GRUBUNUN ÇÖZDÜĞÜ SORUNU BİZ ÇÖZEMEDİK.

DOĞAÇLAMA TİYATRO ALANINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN EN ÖNEMLİ FESTİVALLERDEN BİRİSİ OLAN CHİCAGO IMPROV FESTİVAL’E 6 ADET BİLET BULAMADIK…

http://www.chicagoimprovfestival.org/web/cif_home.php

Facebook grubu için tıklayınız.

Sıfırıncı Doğaçlama Festivali

Temmuz 19, 2010 - 12:05 pm No Comments

İstanbul İmpro grubunun düzenlediği O. (Sıfırıncı) Doğaçlama Festivali’ne davet edilen gruplardan biri de oyuncusu olduğum A.Z.O.T. grubuydu. 26 haziran cumartesi akşamı düzenlenen O. (Sıfırıncı)Doğaçlama Festivalinde olmak harikaydı.

26 Haziran akşamı orada sahne alan 4 gruptan biri de bizdik. Oyun istasyonu ,İstanbul impro , İstanbul İmpro LAB ve A.Z.O.T. grupları o gece sahnedeydi.Davetli bir çok grubun oyun programlarından dolayı katılım gösteremediği geceye İstanbul İmpro’nun Sahnesi terminal ev sahipliği yaptı.

4 gruptan karışık olarak 18 oyuncu sahneydi. 4 grubun seyircisi karışık olarak karşımızdaydı. Atmosfer çok güzeldi. Her gruptan birer oyuncu sahneye çıkıp daha önce oynamadığı bir oyunu daha önce hiç sahne paylaşmadığı oyundan bir kaç saat önce tanıştığı oyuncularla birlikte sahnelemesinin zevkini anlatamam. Bugüne kadar oynadığım en keyifli ve en heyecanlı doğaçlama performansı ben festival akşamı yaşadım.

Bütün oyuncular da ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji vardı. Gece hiç bitmesin istiyordum. Kenar da oturup oyunu izlemek harika, diğer yandan sahne de neden ben yokum diye üzüntüsü de cabasıydı. Oyunlar çok güzel geçmiş, seyirci de oyuncular da gülmenin ve doğaçlamanın zirvesine ulaşmışlardı. Oyun arasında ve oyun sonrasında kurulan arkadaşlıklar muhabbetler geceyi daha güzel kılan unsurlardı.

Devrisi gün 4 grup birlikte doğaçlama workshop yaptı. Her grup kendi çalışmalarından örneklerle bütün ekipleri çalıştırdı. 3-4 saat süren harika bir çalışma sonunda gerçekten yorulmuştuk. Ama her şeye rağmen festival beklediğimizden daha güzel geçti. Bu organizasyona ev sahipliği yapan İstanbul İmpro ekibine tek tek teşekkür eder, festival de sahne alan Oyun İstasyonu ve LAB oyuncularını da kutlarım. Bunu tekrarlayalım diyorum. Seneye 1. Doğaçlama Festivalinden önce bir kaç kere daha böyle bir şeyler yapmak iyi olur.

Bu arada tarihi tam net değil ama eylül- ekim gibi sanırım, İstanbul İmpro & A.Z.O.T. kapışması olacak. İki grup birbirleri ile kapışacak iyiye seyirci karar verecek ama sonuç ne olursa olsun dostluk kazanacak.

Pantomim

Mayıs 10, 2010 - 11:55 pm No Comments

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı  bünyesinde Vecihi Ofluoğlu önderliğinde kurulan “Pantomim Sanat Dalı” 2006–2007 öğretim yılında Türkiye’de bir ilki gerçekleştirip eğitime başladığını ve halen sürdürmekte olduğunu öğrendim.

Sanırım Aralık ayı ortasında bir etkinlik daveti ile bundan haberim oldu. Sanırım ilk defa bu kadar kapsamlı bir pantomim gösterisi yapıldı. Aynı zamanda ilk mezunlarını verdiği etkinliğe 14 ocak perşembe günü etkinliğe katıldım. Gerçekten keyif alarak izledim birbirinden başarılı oyuncuları o akşam, çok değerli “Vecihi Ofluoğlu, Yeşim Alıç, Deniz Özmen, Lale Yüzügüldü, Leman Yılmaz ve Kerem Karaboğa ” hocaların yetiştirdiği yeni sanatçılardı. Hem mezun olanlar hem de mezuniyete birkaç adımı kalan Pantomim öğrencileri hep beraber aynı sahnede bir gösteri gerçekleştirdi.

Ülkemizde Pantomim sanatı pek yaygın olarak bilinmemekle birlikte, bu sanata gönül vermiş usta sanatçılar, çabalarını yıllardır sürdürmektedirler. Artık bir okulu da bulunan bu sanat dalı, ilk mezunlarını vermeye başladı bile.

Umarım değeri her geçen gün daha da artar ve kıymeti bilinir sanatın.  Emeği geçen tüm herkesin emeğine yüreğine sağlık biraz geç kalmış olsa da içimde kalan bir tebrik bu , başarılarınızın devamını dilerim.

OYNAYANLAR: Noyan Ayturan, Nurçin Karabıyık, Ceylan Aran, A.Volkan Işık, Pınar Alev, Hatice Sönmez, Can Girgin, Ezgi Keskin, Didem Kırış, İrem Dilaver, Müge Saut Süs, Deniz Karataş, Özge Elif Yeşilyurt, Pınar Gül Çiçek

La kin..

Kasım 13, 2009 - 12:48 am No Comments

 

Nasıl Karadenizin buzlu akıntısı ve sert cereyanı, kesilmek nedir bilmeden , dosdoğru Marmara ve Çanakkale’yi boylarsa, benim kanlı düşüncelerim de öyle müthiş adımlarla ilerleyecek, asla kuvvetten kesilip alçalarak aşka doğru gelmeyecek; ta büyük ve kudretli, büyük bir intikam , ne var ne yok hepsini birden yutuncaya kadar.

Yalnızlık

Ağustos 20, 2009 - 10:03 am No Comments

Altan Erkekli ‘nin yorumuyla bu sabah dinlediğim ve tekrar hayran kaldığım yazlnızlık adlı tiradı paylaşmak istedim.

……

her kimliğe doğuştan yazılı tek uğraşıdır insanın bir yaşama sırasında
tek sermayesi, sahip olduğu tek şeydir
kıymetini bilmelidir, dedi.
yalnızdır insan
hep kalabalıklara karışma telaşı bundandır.
kalabalık yalnızlıklar, yalnız kalabalıklar oluşur, şehir şehir ülke ülke.
kalabalık arttıkça artmaktadır yalnızlık da.
insan bir ölümü istemez, bir de ondan beter bir yalnızlığı
ama ikisi de muhakkak gelir başına bir yalnız yaşama sırasında.
ölümün değil ama yalnızlığın bir tek çaresi var, dedi.
tek çaresi aşktır bir yalnız yaşama sırasında nefes almanın
aşk da zaten iki yalnızın ortak bir yalnızlıkta buluşmasıdır, dedi
aşık olun!
gösterin birbirinize yalnızlıklarınızı
nasılsa ayrılık insanın tek kişilik yalnızlığını özlemesi.
sade ölüm değil, ayrılık da yaşamın emri..

evet söyledi
ya da ben duydum
duyduğuma göre elbet bir ses söyledi bu söylendikçe usulen söylenir olan sözleri.
evet duydum söyledi
her duyduğumda ağladım
pek çok ağlayışım sırasında duydum.
kalbim tutanak tuttu duyduklarıma
soruldu, dedi, cevap alındı
yaşamak, dedi, tek marifetiniz -biraz özen gösteriniz.
zulüm kimse zalimlik yapmayınca biter -mazlumlar dahil, dedi.
ama yapmayın, o daha bir çocuk, dedi tanrı..

ya gördüm neyleyim
insanlar vardı duvarın içinde.
ya ben hep duvara konuştum
ya da duvar değil konuştuğum, içinde insanlar var.
nedense beni anlasın istedim içinde insan olan duvarlar.
bilmiyorum,
belki de ben gerçekten delirdim
onlar haklı belki de.
içinde değil duvarların insanlar
sadece arasındalar..

Tiyatro Güncesi -2-

Temmuz 13, 2009 - 10:05 am No Comments

(11-12 Temmuz)

Aslında çalışmak durumunda kaldığım 11 temmuz günü maalesef eğitime katılamadım..

12 Temmuz günü ise tam başında yakalayamadığım ama dublaj üzerine geçen eğitim çok güzeldi. Dublaj ın nasıl olması gerektiği nelere dikkat edilmesi , senkron , ağız kapama gibi aslında bir kısmını farkettiğimiz ama ne oldğunu bilmediğimiz bir kısmını duyduktan sonra öğrendiğimiz bir eğitim aldık.. ikinci saatte emre altuğ ile beraberdik. Nasıl konservatuara girdiği neler yaşadığı dormen tiyatrosuna nasıl katıldığı , müzikal oyunculuğu , kukla oyunu tecrübeleri üzerine çok güzel bir söyleşi yaptık.. ve son iki saat ara vermeden aslında oynadığı rollerden mi bilemicem benim için soğuk bulduğum pek haz almadığım bir isim ” Ziya Kükürt” geldi..  ve yaratıcı drama çalışacağımızı söyledi. ziya kükürtü tanıyalı sanırım 7-8 senden fazla olmuştur ozaman dan beri ısınamadığım hocamıza sahneyi çıktığı beşinci dakika itibariyle hayran kaldım desem doğrudur. Sahne enerjisi örnekleri , kavram kargaşısı üzerine kurulan oyunlar , projeksiyon eğitimi 2 saat nasıl geçti anlamadık. nefes çalışması , 5 duyu yu kullanma teknikleri üzerine geçen 2 saatlik çalışma süperdi..  Anlayacağınız bu hafta da çok faydalı bilgilere sahip olduk..

Tiyatro Güncesi

Temmuz 7, 2009 - 10:32 am No Comments

(4-5 temmuz çalışması)

Bir önceki yazımda ilan ettiğim şişli belediyesi dormen tiyatrosu oyuncularının ortak çalışması workshop ‘ın ilk haftası geçti.. Aslında organizasyon da yaşanan ufak aksaklıklar ilk gün canımızı biraz sıktı. önce 14.00 ‘ te başlanması planlanan ve duyurulan organizasyon saati 11.00 alındığı haberni aldık. Sonra tekrar 14.00 ‘de alındığını bir kaç saat geçmeden tekrar 11.00 ‘e alındığını duyduk ve sebebini anlayamadan bütün programlarımız alt üst olmuştu. Neyse içimizdeki tiyatro aşkı bu tarz aksaklıklarla bizi yolumuzdan döndüremezdi. Saat 10.30 gibi dormen tiyatrosundaydık ve sadece 5-6 kişilik bir topluluktuk. Saatler ilerledikçe kalabalık arttı. Aradan geçen 1 saatlik zaman sonunda erken çağrılma sebebimizi açıkladılar. Kayıt işlemleri ve yaka kartları çıkarmakmış. Neyse dedik sıraya girdik bilgisayar çalışmadı. Sonra tek tek isimlerimizi yazdırdık ve kırtasiye masrafları için olduğu söylenen 10 TL ücretlerimizi de kayıt sırasında teslim ettik. Kaydımızı yaptırmış ve eğitim saati gelene kadar serbesttik.

Ve saatler 2’yi göstermiş dormen tiyatrosunu yaklaşık 100 kişiyi bulan bir tiyatro sever topluluk doldurmuştu. Lise öğrencileri , konservatuara hazırlananlar, konservatuarda okuyanlar , mezunlar , oyuncular, geçimini tiyatrodan kazananlar , kazanmak isteyenler , sınıf öğretmenleri , çevre mühendisleri ve gruptan her yaştan onlarca insan vardı . Ve her biri aynı şekilde ağızları açık söylenenleri dinliyor ve yapıyordu… İlk günün açılış konuşmasını ve eğitimini sevgili Volkan Severcan yaptı. 2 saatlik tiyatro hakkında genel bilgi , sahne duruşları gibi konular üzerine çabucak geçti anlamadık. Revayşa ‘nın doğaçlama semineri ve hep birlikte keyifli dakikalar geçirmemiz hoş oldu. 2 saat sonunda sahne artık Kerem Atabeyoğluna aitti. Kerem hoca ile daha hızlı bir diyalogta bulduk kendimizi önce bize neler yaptığını 11 yıllık gazetecilik hayatından sonra nasıl konservatuara girdiğini anlattı. Tiyatronun tanrısı yeryüzüne indiğinde onu görme ve beraber oynama şansı yakaladığını anlatışı (.. ki bu betimleme beni çok etkiledi) inanılmazdı. O da bize vurgulamalar hakkında engin bilgilerini paylaştı. Selen ‘i sahneye alarak ezberindeki kötü tiradı daha güzel okuması için ona önerilerde bulunması bizim için de ayrıca güzel oldu.. İlk gün anlayamadım çok güzel geçmiş ve de bitmişti.

Dormen tiyatrosunda yaz aylarında oyun oynanmaması sebebiyle , içeride soğutma sistemi yok , varolan havalandırma sistemi de içerdeki havayı dışarı verme şeklinde değil tam tersine dışarıdaki havayı içeri verme şeklinde çalışıyor. 50 dakikalık eğitimler sonrasında 10 ‘ar dakikalık aralarda nefes almaya çalışıyoruz. 50 dakikalık eğitim çok güzel ama terleyerek koltuğa yapışmamız ve 100 kişinin aynı şekilde vücut ısısının artması nefes alışverişi içeriyi boğuyor..

Pazar günü ise saat 14.00 ‘te yerlerimizi almış ve kimin gelip ne anlatacağını merak ediyorduk. Volkan Severcan kısaca programı kısaca anlatmıştı ama hafızamızdı tutabildiğimiz sadece diksiyon eğitimi olacağıydı. Zaten hocamızın adını ilk duyduğumuzda doğru telafuz etmemiz sanırım pek mümkün olmayacaktı. Çok sevgili , enerji dolu , yerinde duramayan ve yüzünden gülücekler eksilmeyen Almıla Uluer ile diksiyon eğitimine başladık. Diyafram , çene , dil , dudak , vücut , derken nefes nefes kaldık… o kalabalık ayakta ve Almıla hoca ne derse hep bir ağızdan yapıyorduk.. Sanırım bu kadar yorucu ve hareketli bir eğitim olduğu için 1 saat sürdü. 2 . saatte Murat Kodallı bizlerle idi. Murat hoca aslında bir orkestra şefiydi. Ve bize müzik tarihi hakkında zaman zaman sıkan zaman zaman güldüren bir eğitim verdi. Pazar günün son iki saatini  Boğaçhan Sözmen ile geçirdik. Sahnede konuşanı tanımıyoruz , ama gözlerimizi kapatınca ses çok tanıdıktı. Ama yüzü çıkarmıyoruz. Boğaçhan hoca , susam sokağı kadrosunda gerektiğinde oyunculuk , seslendirme de çalışmış. TRT ankara çocuk radyosunda görev almış .. Bize seslendirme hakkında bilgiler verdi . soru cevap biraz terletti bizi , biz onu .. Ve hayatına son 25 yılda adadığı kuklayı bize anlattı.. Kuklacılığın onun hayatını ne kadar pozitif etkilediğini ve o inanılmaz kuklası ile sadece 5-10 dakikalık hareketleri ile bizi yıktı geçti. Hafta sonu kendimi adadığım bu tiyatro workshop ‘u benim için anlatılmaz bir leziz yemekti.

Tiyatro Oyunculuğu için Workshop

Temmuz 1, 2009 - 2:01 pm No Comments
Şişli Belediyesi Tarafından düzenlenecek olan “Tiyatro Oyunculuğu

Workshopu” 04 Temmuz 2009 tarihinde başlayacak 26 Temmuz 2009

tarihinde sona erecktir. Eğitimler Cumartesi ve Pazar Saat 14:00 – 18:00

arasında Dormen Tiyatrosunda gerçekleşecektir.

Kurs Programı Eğitimleri:

Oyunculuk – Yaratıcı Drama – Doğaçlama – Diksiyon – Ses Eğitimi – Makyaj –

Oyunculuğa Giriş – Dekor – Kostüm – Seslendirme – Işık – Temel Egzersizler –

Komedi Oyunculuğu – Dramaturji – Kukla – Müzik – Yönetmenlik

Eğitmenler:

Ayşen GRUDA
Bülent KAYABAŞ
Emre ALTUĞ
Engin ALKAN
Nuri GÖKAŞAN
Volkan SEVERCAN
Kerem ATABEYOĞLU
Demet TUNCER
Ziya KÜRKÜT
Almıla ULUER
Gülen KARAMAN
Mehmet ERGEN
Alp KIRŞAN
Boğaçhan SÖZMEN
Melda GÜR
Murat KODALLI
Yüksel AYMAZ
Sefa ZENGİN
Ayhan KAHYA
Nilgün GÜRKAN
Ufuk BİGAY

Ayrıntılı Bilgi ve Kayıt için:

0212 – 219 75 65
0212 – 230 67 51

Dogaclama Tiyatrocular

Haziran 30, 2009 - 3:37 pm No Comments

Doğaçlama tiyatro türkiye ‘de 2001 yılı itibariyle sahnelenmeye başlanmış bir tiyatro şeklidir. Klasik tiyatronun çalışmalarını andıran doğaçlama tiyatro daha farklı ve belli kurallar içerisinde oynanmaktadır. 1940 yıllarda amerika ‘da yapılmaya başlanan doğaçlama tiyatro hızlıca yayılmıştır. Şu an dünya üzerinde 6000 ‘den fazla grup tarafından icra edilmektedir. Türkiye ‘de ise bildiğimiz üzere 2001 yılı itibariyle  Mahşer-i cümbüş öncülüğünde başlayan doğaçlama tiyatro ,  yersiz oyuncular  tarafından da 2004 yılında yapılmaya başlanmıştır. Türkçe çok fazla kaynak olmadığından doğaçlama tiyatro oyuncuları literetuar saydıkları siteleri okuyup çevirerek oyunları türkçeleştirmiştir. Özellikle son 2 yıl içerisinde doğaçlama tiyatro ile uğraşan grup sayısı artmıştır. Ama istenen sayılarda değil maalesef..

Doğaçlama tiyatroculara şöyle bir göz gezdirelim..

İSTANBUL

Mahşer-i Cümbüş

Yota

Azot

Aett

Yap Boz

İstanbul İmpro

Duru İmpro

Tornavida

Kuru Sıkı

Ehl-i Keyif

Mevzu Bahis

Sürç-ü Lİsan

Esnaf Oyuncular

ANKARADA:

Tuluatmasyon

Bunlar Onlar

Oyun İstasyonu- Kocaeli

İzmir Sanat Kulesi- İzmir

Sahne Bahane- Denizli

Umarım önümüzdeki yıllarda bu sayılar 2 – 3 katına çıkmış olur.. Doğaçlama tiyatro her yerde olması dileğiyle..

27 Mart Dünya Tiyatro Günü…

Mart 27, 2009 - 4:11 pm No Comments

Dünya Tiyatro Günümüz Kutlu olsun….

Tiyatroya gönül veren tiyatro ile yakından uzaktan ilgilenen , zamanında ilginmiş , kalbi tiyatro için çarpan tüm herkesin dünya tiyatro gününü kutlarım..

Perdeniz kapanmasın , ışığınız sönmesin..

AZOT