Cep Telefonumu Beyni Bozar? Hurafe mi ?..

Hurafe, Boş, batıl inanışlar; asılsız rivayetler ve efsaneler, dinde olmayan ve sonradan dine eklendiği belli olan (bidat) asılsız inançlar, uğursuzlukla ilgili inanışlar ve yorumlar.

Nerden çıktı şimdi bu da demeyin…..Şöyle oturup bir düşünün bakalım acaba hayatımızda nekadar çok önem veriyoruz biz bu hurafelere… Benim çok uzun zamandır gözlemlediğim bir hurafeden bahsetmek istiyorum..

Otobüslerde cep telefonu kullanmak.. Efet hemen hepimizin bildiği bir olay ve buna inanan insanların otobüste birçok kişiyi tartaklaması cabası.. Şoförlerin hatalarını ona yıkması cabası.. Telefonla konuştuğu için dayak yiyip otobüsten atılan insanlarmı dersiniz..daha neler neler..

yani cep telefonu ile otobüs içinde konuşunca beynine zarar veriyoruz (yeni otobüslerin beyni varmış 😛 ) ama ışıklarda duruyoruz bizden sadece yarım metre yandaki araba içinde amca telefonla konuşuyor beyne zarar vermiyor.. Bu telefonun yaydığı dalgalar (böyle yazınca daha iyi anlaşılır otobüse binenler böyle adlandırıyorda) sadece otobüsün içindeyken mi etkili oluyor .. Yada otobüs bu havadaki dalganın dışardan geldiğini anlıyor da kafasını (beyin dicektim ama hoş oldu) böyle şeylere bozmuyor içerden olunca mı bozuyor.. Bu beyin bu kadar akıllı mı ? Yada ayşe konuşunca bozulmuyorda sevmediği bir tarzda yolcu(beyni var yolcu bile seçiyor) görünce kıllık olsun diyemi yapıyor ? Merak ediyorum .. Şimdi bildiğim kadarıyla bu otobüslerin maliyeti 150 – 200 bin ytl civarı bu teknolojiyi yapan mühendis arkadaşlar telefon sinyallerini engelleyecek bir yalıtım sistemi geliştirmeyi akıl mı edememişler de araçları böyle trafiğe salmışlar… Hayret ediyorum .. NEyse yoruma açık belki hergün yaşıyorsunuz belki bir gün denk gelirseniz bir düşürsünüz..

Şimdi bugun sabah gazetesinde okuduğum haberi aynen yazıyorum..

İSTANBUL Aksaray’da dün elektronik sistemide oluşan arıza nedeniyle direksiyonu kilitlenen ve kontrolden çıkan İETT otobüsü dehşet saçtı. Ali Kıvılcım (48) yönetimindeki Taksim – Topkapı seferini yapan otobüs, Yusufpaşa durağından yolcu aldı. Kıvılcım, durak çıkışında bir anda otobüsün kontrolünü kaybetti, araç önce bir otomobile, sonra da elektrik direğine ve çöp konteynırından kağıt toplayan bir kişiye çarptı. Kaldırıma çıkarak durabilen otobüsün çarptığı Tekin Çetintaş (53) kaldırıldığı hastanede kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

“CEP TELEFONU” İDDİASI…

Arızanın otobüsteki bir yolcunun cep telefonuyla konuşmasından kaynaklandığı öne sürüldü. Ancak belediye yetkilileri otobüsteki arızanın cep telefonuyla alakası olmadığını ve telefonla konuşmanın böyle bir arıza meydana getirmeyeceğini açıkladı. Arızanın belirlenmesi için Mercedes firması yetkililerinin otobüsü incelemeye aldığı bildirildi.  “Serdar CANİPEK”

İnternet’ te Gazete okumaktan Başka Ne Yapıyoruz?

Dün çok sevgili dostum Tuncay Tuncer ‘in yazısını okurken bazı görmezden geldiğimiz gerçekler kafamda parıldadı. Evet internet artık okadar çok yaşantımıza girdiki , nerdeyse cep telefonu gibi ya internet  olmazsa diyoruz.

Yemeğimizi , alışverişimizi , sohbetlerimizi , araştırmalarımızı , haberleri , müzik indirmeyi , divx izlemeyi , sawyer ‘ı, kate ‘i , iyiyi kötüyü internetten öğrenir ,  internetten takip eder olduk. Artık güncel yaşamın bir parçası idi friendfeed, feysbuk , msn ,her an herşeyden haberdar olma isteğimiz gittikçe artmaya başladı. İşten eve gelene kadar geçen sürede yeni bir şey olmuşmu diye merakla, üstümü başımı değiştirmeden bilgisayarımın başına oturur oldum..

Bir yandan çok sosyal bir çevre , diğer yanda asosyalleşme.. Aslında bir paradoks yeni bir network kuruyor , yeni şeylere merak salıyor , aynı zamanda olan network ile bağlantılar zayıflııyor. Artık bisiklete binmeyi yada koşmayı koşu bandında bilgisayar karşısında yapıyor olacağım. olacağız…

HAde bakalım..

Bu arada meraktan biraz araştırdım ve paylaşmak istedim.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 16-74 yaş arası kişilerle yapılan Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre, interneti en çok gazete ve dergi okumak için kullanıyoruz.

2008 yılı Ocak-Mart döneminde İnternet kullanan hanehalkı bireylerinin % 76’sı gazete ya da dergi okuma, % 74’ü e-posta gönderme alma, % 69,7’si anlık ileti gönderme, % 65,2’si müzik indirme ya da dinleme için İnterneti kullanmış.

2008 yılı Ocak-Mart döneminde İnternet kullanan hanehalkı bireylerinin % 7,2’si İnternet üzerinden kişisel kullanım amacıyla mal veya hizmet siparişi vermiş ya da satın almış. Bu oran üç ay ile bir yıl öncesi İnternet kullanıcılarında % 2,7 bir yıldan uzun süre önce İnternet kullananlarda ise % 1,7.

İnternet üzerinden hiç mal veya hizmet siparişi vermeyen ya da satın almayan hanehalkı bireylerinin oranı ise % 88,4.

Nisan 2007-Mart 2008 dönemini kapsayan son 12 ayda İnternet üzerinden mal veya hizmet siparişi veren ya da satın alan hanehalkı bireylerinin % 30,4’ü İnternet üzerinden elektronik araçlar almış. Bunu % 25,2 ile ev eşyası, % 23,4 ile kitap, dergi, gazete, % 18,2 ile giyim, spor malzemeleri izlemiş.

Olimpiyat…. tayip mi lo?

ABD, Rusya Çin ve biz…

Gürcistan’a askeri yardım vermek, Şota’ya forma vermeye benzemez…
Rusya mangalında Amerikan maşasına kömür taşımak da, varoşa kömür
taşımaya benzemez.
Türkiye’nin başındakiler, Türkiye’nin başını büyük belaya soktu.
Ama bunu yarın yazarız…
Şota demişken, hazır…
Spor yazalım bugün.
Pekin Olimpiyatı başladı.
5 tane maskotu var.
Beibei.
Jingjing.
Huanhuan.
Yingying.
Nini.
Sevimli çizgi kahramanlar…
Dünya çocuklarının ilgisini çekebilmek için üretildiler. Biri balık,
biri panda, biri antilop, biri kırlangıç, biri de alev… Hem 5 kıtayı
sembolize ediyorlar, hem olimpiyat ateşini, hem Çin’in en meşhur 4
hayvanını, hem de doğa sevgisi, oyun, dostluk, neşe, iyimserlik gibi
kavramları.

Çocuklar kolay ezberlesin, akılda kalsın diye, aynı hecenin iki kez
tekrar edilmesinden oluşuyor isimleri… Bu isimlerin hecelerini tek
tek, yan yana dizdiğinde şu cümle çıkıyor:
“Bei Jing Huan Ying Ni…”

Yani?
“Pekin’e hoşgeldiniz…”

Çok hoş di mi?
Bilimde, teknolojide, eğitimde, sanatta, sporda, kalkınmada dünyaya
tur bindiren Çin’in, çocuklarına sunduğu toplam sembol işte bu:
“Yaratıcı zeká.”
Bush oradaydı.Putin oradaydı.Aliyev oradaydı.Bizimki Bitlis’teydi.
Geçti kara tahtanın önüne.
Aldı tebeşiri.
Çocuklarımızın geleceği için…
Milli eğitimin sembollerini yazdı:
Oku.
Düşün.
Uygula.
Neticelendir.
Baş harflerini yan yana diziyorsun:

ODUN!

Alıntı : Yılmaz ÖZdil