Ağustos…

NE nerede niye nasıl niçin kim kime dum duma hopa küte pata derken zaman geçiyor.

Evet hayat aslında böyle akıp gitmekte, yapmak istediklerimiz, hep yapacaklarımız listesinde kalmakta. Zamanı boşa, zamanı doldurmuş olmak için doldurmakla, haybeye geçiriyoruz. Hep bir halk koşusunda göğsümüzde numaramız arkadaşlarımızla katıldığımız bir pazar maratonu tadında yaşıyoruz. Her gün yarın ne yapacağımızın hayalini kurup, planını yaparken o günü nasıl da boş geçirdiğimizi anlamıyoruz. Elle tutulur neler yapıyoruz.  Şimdi 30 saniye düşün,  öğrenmek istediğin dil, çalmak istediğin müzik aleti, dans kursu hep yapacağım çok istiyorum diyorsun değil mi? Evet bunlar herkesin aklına gelenler zaten bir de bazılarının aklına gelenler, yalan söylemeyeceğim, daha dürüst olacağım, işim de kariyer sahibi olacağım, sigarayı bırakacağım gibi birincil etken olan isteklerimiz, yazmaya kalksak daha neler çıkar kim bilir. Demem o ki bu sefer de bunları düşünmenize ben sebep olayım, bir iki saat düşünün nasıl olsa yarın sabah hiç bir şey değişmeyecek, nereden mi biliyorum bende sizdenim merak etmeyin. Bunları bu kadar rahat yazmamın sebebi saydıklarımın en az hepsini bende yapıyorum 🙂 Belki bir şeylerin ayrımına karar veririm diye yazıyorum. Sadece acı bir tecrübe olmadan anlayamıyoruz biz bunları.

Not: Resim buradan alınmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir