susarcasına…

Eylül 17, 2009 - 2:42 pm No Comments

Israrlı bir şekilde çalıyordu telefonum ama ne ben ne de odadaki bir başkasının açmasına izin vermiyorlardı. Uzun boylu olan adam , çantasından çıkardığı aletlerle telefon ahizesini sökmüş ve içine bir devre monte ediyordu. Kısa ve sıska olansa bilgisayarımı inceliyordu. En kaba saba olan yaşlı adamda bana sorular soruyordu…

Dün ne yaptın ?

Saat kaçta ofisten ayrıldın ? Ofisten çıkınca nereye gittin ? Eve kaçta girdin? Kimle görüştün ? Arabamı mı kullanmışım toplu taşımamı ……

Patronum ve üst düzey yöneticilerim bile kapının önünde bekliyordu. İçeride sadece dört kişiydik.. İşyerinde kimse iş yapmıyor , herkez olanları izliyordu. Sıska olan jaluzileri kapadı.  Ne olduğunu ben de anlamaya çalışıyordum. Başkomiser olduğunu söyleyen yaşlı adamın , keskinleşen sigara izmariti kokan ağzından çıkardığı cümlelerle şaşkına dönmüştüm….

eylül 12′     23:57:09

Leave a Reply