YDO
aslında bu satırları yazmaya başlarken aklımda bir şey yoktu. ve bunu belirtmek istediğim için bu satırları yazıyorum. Yeniden doğmuş olmak .. geçen hafta geçen o sisli buğulu rüzgarlı dönemi şöyle bir çırpıda attım üstümden geçti.. kurtuldum neyse uzatmadan yazının asıl amacına dönelim..bugün 1 haziran yılın tam ortası diyebiliriz benim için, sıcaklar başlamak üzere sınav stresi geride bırakılmış. yaz sezonuna merhaba demişiz şirket olarak .. kuşlar börtü böcek oh oh ne güzel memleket.. artık daha fazla uyuyor kendime daha fazla zaman ayırıyor olacağım. Bunun için ayrıca seviniyorum.. bu seneyi daha az faal geçirmek istiyorum. hafta sonları adalar , bilumum çevre illerdeki gezi alanları , çadır kurulabilecek değişik yerler, dinleneceğim ve dinleyeceğim kendimi..
Şimdiden planlara başlıyor bir çizelge çıkartıyor olacağım.. herkese tavsiye ederim en azından her ay bir haftasonunuzu gezerek dinlenmeye şehir gürültüsünden kurtulmaya adayın.. İnanın size çok şey katacak..
Yaşasın Reform hareketleri…



Haziran 6th, 2009 at 03:55
Eskiden bana da haziranın ilk günü güzel şeyler hatırlatırdı. Ben de küçükken 1 haziranın gelmesiyle yazın resmen başlamasından ötürü sevinir, 1 eylülün gelmesiyle de yazın sona ermesinden ötürü üzülürdüm. Ancak okuduğum okul itibariyle -2 yıldır- 1 haziranın gelişi bana zorlu final ayına 2 hafta kaldığını hatırlatıyor.
Ne börtü böcek… Sadece stresten ve sıcaktan çıkan cilt kızarıklıkları.
Ne de fazla uyku… Öğrenciliğin verdiği o lanet geç yatma alışkanlığı ve sabah erken kalkma zorunluluğu.
Ama bak 1 haziranın yılın az çok yarısı olduğuna katılıyorum.
Bu arada Özer bir söz vardır bilir misin?(ne klişe oldu ehe!) Reform istersen birşeyler elde edemeyebilirsin. Ama devrimi istersen en azından reform elde edersin…
Tabi en iyisi çoğunlukla muhafazakar kalmak:))
Haziran 10th, 2009 at 15:54
Deneme bir ki.