Archive for Mart, 2009

27 Mart Dünya Tiyatro Günü…

Mart 27, 2009 - 4:11 pm No Comments

Dünya Tiyatro Günümüz Kutlu olsun….

Tiyatroya gönül veren tiyatro ile yakından uzaktan ilgilenen , zamanında ilginmiş , kalbi tiyatro için çarpan tüm herkesin dünya tiyatro gününü kutlarım..

Perdeniz kapanmasın , ışığınız sönmesin..

AZOT

Akla Ziyan Oyuncular Topluluğu

Mart 26, 2009 - 11:17 am No Comments

Akla ziyan oyuncular topluluğu (AZOT), aynı zamanda kurucularından biri olduğum yegane doğaçlama tiyatro grubumuzun 26 mart Perşembe (yani bu akşam) saat 20.30 ‘da Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde Zirve dağcılık işbirliği ile sahne alacak… Bu gece çok özel bir gösteri karşılarına çıkıp , çok güzel bir gece yaşamayı hedefliyoruz. Umarız herşey yolunda gider.. Şimdiden heyecanlıyım…

AZOT

Günce…..

Mart 24, 2009 - 2:27 pm No Comments

Meni Candan Usandırdı

Cefadan Yar Usanmazmı

Felekler Yandı Ahımdan

Muradım Şem’i Yanmazmı.

Fuzuli….

Hayal bu ya

Mart 24, 2009 - 6:40 am No Comments

Hayaller vardır insanların kurdukları ,

Hayaller vardır insanların içinde yaşadıkları,

Hayaller vardır insanların belki hiç aklına gelmeyeceği..

 

Kurduğum hayallerde kraliçe oldun , büyürken aklımda dolanan bir masal gibi,

Küçük kaleleri fethederek geldim , savaşlar kazanarak .. coştuğum ve sonunda hep güzel bir saltanat süren krallıklar kurdum..

,

Yaşadıklarım oldu benim bana yaşatılan hayaller sahne benim ışık benim en önemli olan benim gibi ardı arkası kesilmeyen seyircilere oynadım durdum…

 

Ve bir gün hiç hayalini bile kurmadığım bir çiçeğe takıldı gözüm , belki sorsalar adını söyleyemeyeceğim , ilk defa hayata karşı donakaldım belki de ona kandım …

Dedim ya ben kurmamıştım böyle bir hayal kursaydım sonu böyle olmazdı. Kahramanlık hikayeleri olurdu yalın ve bu kadar sade bir güzellikle düşünemezdim belki yaşadıklarımı..

 

Yaşanan her şeyin kısa olduğunu , ne varsa o dakika da olduğu o dakikaların ne kadar kıymetli olduğunu bilsem böyle har bulup harman savurmazdım… kısa da olsa başkasının kurmuş olduğu bu hayali yaşamak bile beni mutşu etti.. Ey kader iyi ki arada senin yazdıklarını da oynuyoruz karşılık beklemeden..

 

 

Her şeyi rağmen hayaller biter ışıklar söner ve gerçekle yüzleşiriz..

 

 

İstanbul Kart Bugün Satışta!

Mart 23, 2009 - 12:40 pm No Comments

Bugün istanbul kart görücüye çıktı. Peki istanbul kart nedir? Ne fayda sağlayacak ? Niçin ihtiyaç duyulmuş?

Belbim A.Ş. resmi sitesindeki açıklamayı aynen yayınlıyorum… Yorum sizin..

istanbulkart Projesi

istanbulkart, İstanbul Büyükşehir Belediyesi şehircilik ve elektronik bilet uygulamalarında kullanılacak temassız akilli kartıdır.

Uluslararası standartlara(ISO7816 ve ISO 14443) uyumludur. Bu kartla vatandaşlar Belediye’nin elektronik bilet, otopark, sosyal doku, sosyal ve kültür hizmetlerinden daha nitelikli faydalanabilecektir.

Akilli kartlar yaşamı kolaylaştırmaları ve yeterli güvenlik düzeyine eriştikleri için yaygın olarak kullanılmaktadır. Kart üzerinden isletilecek, dağıtık her tür uygulamada tercih edilmektedir; erişim kontrol, e-sağlık, elektronik pasaport, elektronik bilet, e-kampus gibi…

Projenin ilk adimi, İstanbul Toplu Ulaşım’ı için Elektronik Ücret Toplama Sistemi’ni AKBiL’e ilave olarak kartlı yapıya dönüştürmek olacaktır.

Elektronik Ücret Toplama Sistemi, bir elektronik medya(istanbulkart, AKBİL) ile kullanıcıya ön ödeme ile seyahat hakki veren ve bu hakları işleten; güvenli, hızlı ve doğru işlem yapan bilgi yönetim sistemidir.

Kartlı sistemin sağlayacağı faydalar:

· Kartın temassız çalışma özelliği kullanım kolaylığı sağlar.

· Yolcu kartını cüzdanda taşıyabilir ve kullanabilir.

· Kopyalama ve sahtekârlığa karşı yüksek güvenlik içerir.

· Yüksek bellek kapasitesi çoklu uygulama ve genişletilebilir yapı sağlar.

· Elektronik bilet, otopark, taksi-dolmuş ücreti ödeme, sinema-tiyatro girişleri, personel devam kontrol sistemleri, sosyal amaçlı belediyecilik hizmetleri (gıda, yakacak ve hizmet dağıtımı) v.b. uygulamalarda kullanılır.

Elektronik Bilet Kullanım Şekilleri

E-bilet’in içeriğine göre farklı ücretlendirme senaryoları gerçekleştirilir.

· Kontörlü Geçiş: e-bilet’ten ilgili tarife tutarınca yapılan tahsilât.

· Aktarmalı Geçiş: e-bilet’in kontörlü geçişten sonra kazandığı aktarma hakkinin geçerli olduğu ve isteğe bağlı indirimli tahsilât.

· Abonman Geçiş: Aylık, haftalık veya günlük kullanım amaçlı yapılan yüklemenin işletildiği ücretlendirme.

· İndirimli Kontörlü Geçiş: Öğrenci ve öğretmene-bilet’lerinden ilgili tarife tutarınca yapılan tahsilât.

· İndirimli Aktarmalı Geçiş: Öğrenci ve öğretmene-bilet’lerinin kontörlü geçişten sonra kazandığı aktarma hakkinin geçerli olduğu ve isteğe bağlı indirimli ücretlendirme yapılan durum.

· İndirimli Abonman Geçiş: Ögrenciye öğretmene-bilet’leri için aylık kullanım amaçlı yapılan yüklemenin işletildiği ücretlendirme.

· Ücretsiz Geçiş: İşletmelerin kendi personeli için hazırladığı ve araçlara ücretsiz binme hakki veren e-bilet’lerle yapılan geçişler.

· “Kontör Yetersiz”: Ücretlendirme için yeterli bakiye olmaması durumu.

· “Kaçak Bilet”: Şoför tarafından el konulması gereken sahte veya zanlı e-bilet

ie8 İndirilmeye hazır…

Mart 19, 2009 - 6:24 pm No Comments

Windows ie8 indirilmeye hazır durumda…Sabredemeyenler aşağıdaki linkten indirip kurabilirler…

Buradan

Gözyaşın…

Mart 19, 2009 - 12:02 pm No Comments

İki damla düşüyor gözünden ,

Burnunun yanından ,

Gamzelerini sıyırıp,

Çenende buluşuyorlar ,

Son kez bakıyorlar aşağı

sonra bana ve sonra atlıyorlar aşağı,

bir bakışları varki görmelisin,

dur desem duracaklar sanırsın,

ben diyemeden onlar bekleyemeden,

bırakıyorlar kendilerini boşluğa,

yaşadıklarını yanlarına alarak,

içimden aynı anda iki damla düşüyor,

dayanılmaz bir acı hissederek izliyorum onları,

gördüklerim hissettiklerim oluyor o anda,

aciz, mutsuz , üzgün iki damla,

beni en çok kavuşmalarındaki mutluluk etkiliyor,

öyle bir çığlık atıyorlarki yatağa çarpıp dağıldıklarında ,

gözünün içinden aşağıya bakan onlarcası,

iç çekiyor bu ayrı koşuya,

olanlara onlar bile kaygısız kalamıyor,

kurtarmak adına belki koşuyorlar arkalarına,

birbir atlıyorlar giden iki damlanın çizdiği yoldan….

Her atlayış benimde içimde tekrarlanıyor…

Durdamıyorum ne damlaları ne de kendi acılarımı…

Ardı arkası kesilmiyor atlamaların….

Şişiyorum içime akanlarla …

Ve ellerimle kapatıyorum damlaların çıktıkları yeri,

Artık çıkmasınlar artık bırakmasınlar boşluğa kendilerini,

Boşluğa bıraktırmasınlar beni..

Elimdeki sıcaklık belki , belki sesimdeki çocuksu yalnız sevgi,

Durduruyor en sonunda onları..

Ama bendeki atlayışlar durmak bilmiyor..

durduramıyorum onları…

başını göğsüme koyuyorsun..

iç çekiyorsun ,

işte o anda her iç çekişinle kaybettiğin damlaların yerine,

içimdeki damlaları çekiyorsun adeta,

nefesin içimdekilere dur emri veriyor birden,

ve duruyor zaman, sessizlik , karanlık

ve birbirine susamış iki aşık.

hiç konuşmadan anlatırlar yaşadıklarını

ve gözlerini gözlerinden ayıramadan sabah olur..

Gün ışığı girdiğinde pencereden içeri,

Siler damlaların yatakta bıraktığı izleri

iki sevgili hala seviyorlardır birbirlerini

ve gözlerinden gidenleri…

Sıkılıyorum…

Mart 18, 2009 - 6:14 pm No Comments

İçim öyle sıkılıyorki, nasıl ifade edebilirim bilmiyorum.

Hani bazen alıp başını kaçmak ister ya insan, onun gibi. Bir uçurumun kenarından kendini aşağı bırakmasını hayal bile edemez ya , yada bir kumsal boyunca güneşin batışını izlemek sadece dalga seslerinin kumsalı okşadığı seslerle yürümek kilometrelerce … Deniz kabuklarının ayağını kesmesine aldırmadan , acısını duymadan hissetmeden ağladığını göstermeden yürümek ay ışığının düştüğü yerde.Aslında olanları görmezden gelebilirim. Böyle yapabilirim peki bana ne kadar fayda sağlayabilir? Olaylara karşı üç maymun oynamak kolay değilmi sanıyorsun , bu kendini kandırmak değilmidir? Sahte mutluluklarla yaşanırmı? Öyle delice , öyle coşkulu istiyorumki görmelisin.. Ben ne zaman bu kadar istesem sen  aksi istikamete koşmaya başlamış oluyorsun ben seni göremiyorum ufukla bir olmuşsun çoktan… Vazgeçmiyorum ama yoruluyorum ve yorulduğum için durduğumda aramızdaki mesafe daha da açılması gerekirken, mesafeler azalıyor herşey tepetaklak oluyor ve bana koşuyorsun…Şaşırıyorum.. Ağlıyorum…. Yaşadıklarım, yaşattıklarım , yaşamak istediklerim , yaşamak zorunda bırakıldığım duygularım var benim. Gün ışığı görmemiş köşelerde bekler hayallerim, ve hala dilim ile dudaklarım arasından geçememiş cümlelerim, orda öyle bekler durur. nedenini ve zamanını bilmeden pinekler… onlarda benim gibi inekler… Belki yaşadıklarımı en iyi onlar bilirler… İsimlendiremiyorum düşkün olduğum şeyleri….Efkar sisleri yine çöktü üzerime…  En iyisi bir dur da dinle…

Sone 115….

Mart 17, 2009 - 4:55 pm No Comments

Sana önceden yazdığım dizeler yalan söylüyordu;
Seni bundan daha çok sevemem diyenler hani;
Ama o zamanlar aklım bir türlü almıyordu,
İçimdeki alevin daha da parlak yanabileceğini.
Oysa zaman, kralların fermanını bile değiştirir,
Yeminler arasına girer, milyonlarca oyunuyla,
Kutsal güzelliği karartır, sivri niyetleri köreltir;
Nice dik başları değişimin çarkına uydurur sonunda;
Heyhat! Ben de zaman denen zorbanın korkusuyla,
‘En çok şimdi seviyorum seni,’ diyemez miyim;
Aşkımdan kuşku duymadığım, en emin olduğumda,
Geleceği unutup, o güne taç giydiremez miyim.
Aşk bir bebek olduğuna göre,
hayır, bunu diyemem,
Büyümesini sürdüren şeyi,
büyümüş gibi göremem.

W. Shakespeare

Büsbütün metro…

Mart 8, 2009 - 10:49 am 2 Comments

Şimdiden İStanbullaya hayırlı uğurlu olsun efenim….

Ne mi ? metrobüse binen Üsküdarı geçti…

3 mart 2009 günü metrobüsün boğaz köprüsü üzerinden söğütlüçeşme ye varan ayağı bitmiş faaliyete girmiştir.. 1 yılllık bir süre yi aşkındır çalışan metrobüs hattının metrobüsleride bu açılışla beraber başlamış durumda.. yanlış duymadımsa her bir metrobüs için 1milyon 2 yüz bin dolar verilmiş ve sadece 10 tane alınmış. Metrobüsle ilgili hep mi kötü şeyler yazıcam elbette hayır düzgün ve doğru görürsem yazarım tabi … avcılar – söğütlüçeşme arası 63 dakika artık hızlandık.. ve sabah köprü trafiği yaşayamacak İstanbullu dersem seçim politikası yaptığım sanılabilir. Ama metrobüs maalesef araçlarla ve diğer İETT araçları gibi köprüde bir şerit işgal ediyor… 10 tane alınan bu metrobüs lerin tekerlekleri yana doğru hareket edebiliyormuş yani duraklara nizami (sıfır da diyebiliriz) yanaşabiliyor.. Yani engellei ve yaşlı yolcular için kolaylık sağlayacakmış.. mış.. bencede çünkü bu metrobüs duraklarının nizamı yeteri kadar düzgün olduğundan engelli ve yaşlı yolcularımız henüz duraklara rahat inemiyor .. Zaten durağa inebilirlerse bu konforlu metrobüse rahat binerler…Köprüden sonraki ikinci durak tı yanılmıyorsam durak tan çıkmak için yine üst geçit uygulaması var.. üst geçit yolun sağına ve soluna olmak üzere iki çıkış veriyor .. Sağ çıkışta sorun yok ta , soldan inince indiğiniz yer yamaç.. bir karış düz bir çamur var orda ilerleyebilrseniz sorun yok .. ben yürüyemem derseniz aşağı doğru çamur koşusu yada yuvarlanışı yapmanız ülkemizde de bu sporlarla uğraşıldığı ispatı olarak geçer literatüere….Metrobüs denen bu cihaz hız yapmak için üretilmiş bir devasal tırtıl olduğundan dönüşte şöförlerimiz ne kadar gaza basarsa bassın 10-20 km den fazla hızlı gidemiyorlar.. Elin adamı metrobüsü tıka basa doldurup yokuş tırmansın diye yapmamışki… Dicem o ki bizim standartlara uymamış…Zaten olağan üstü dehşet verici sonradan sensörlü şöförlermiz sayesinde müthiş dur – kalklar yapıyoruz ve yolcular yayık ayranı muamelesi görüyor.. Şöför durağa girdikten sonra fark ediyor ve aaa durak diyip duramaya çalışıyor basıyor frene içerdeki yolcuda o etkiyle içerde istifleniyor.. Böylelikle bir önceki duraktan full çıkan metrobüs yeni durakta yolcular için yer açmış oluyor.. Bakalım daha neler duyacaksınız.. Göreceğiz göreceğim…