İstanbul ‘da Trafik Rezaleti!
İstanbul!
Yaşadığım , yaşamayı sevdiğim vazgeçemediğim koca şehir. İstanbulda yaşamak benim keyif , ama beni de zıvanadan çıkaran hergün bir olay yaşıyorum.
Son iki gündür yaşadığım ve beni benden alan bu durumu yazmassam olmayacak…
1 – Trafik Lambaları Artık Kullanılmayacak!
Dün işim gereği dışarı çıkmam gerekiyordu. Olağan istanbul trafiğine ve strese belli bir süre dayanabilecek kadar bağımlılık kazandığımı biliyordum. Bu yüzden ilk kilit noktalarını müzik dinleyerek üstesinden gelmeyi başarmıştım.
Ama Vatan caddesine çıktığımda gördügüm manzara beni hayretler içerisinde bırakmıştı. Vatan caddesi gibi geniş ve sık kullanılan cadde de trafik lambaları çalışmıyordu. Vatan caddesine işi düşen bilir, cadde boyunca nerdeyse 10 tane ışık vardır. Ada ve kavşakları saymıyorum. Böyle yoğun kullanılan ve istanbul büyükşehir belediyesinin bulunduğu cadde üzerinde trafik lambaları çalışmıyordu. Fırsatını bulan araç yola atlıyor, yayalara yol verilmediği için onlar ayrı cambazlık yapıyor. Sağınıza mı solunuza mı bakacaksınız şaşırıyorsunuz. Kendi kendime böyle bir yerde trafil polisi nasıl olurda olmaz diyordum. Ve trafik memurunu gördüm. Kaldırımda cep telefonu ile konuşuyordu. Oda trafiği kendi haline bırakmış efet koca cadde de bir tane trafik memuru var oda kaldırımda telefonle konuşuyor. Gerisini siz düşünün..
Sinirlerime hakim olmaya çalıştım ve yoluma devam ettim. Aynı manzara ile harbiye – şişli arasında halaskargazi caddesinde karşılaşınca bu olanların normal olduğunu benim aslında abarttığımı düşünmeye başladım. Yani doğru olan trafik lambalarının kullanılmaması sanırım yakında tüm lambalar devre dışı kalacak..
2 – Metrobüsün Efendisi Şöförüdür Başkası Karışamaz !
Bu sabah uykusunu almış biri olarak neşeli ve çok zinde güne başladım. “Güzel bir sabah umarım herşey yolunda gider” diye düşünüyordum.
Ve öylede oldu. En azından yolun başında olduğum için öyle olduğunu düşünüyordum.
İstanbul ‘un rahatı refahı için kurulan metrobüs hattının Avcılar – Topkapı hattı , Avcılar – Zincirlikuyu hattı eylül ayı başında faaliyete geçmişti. Bu mesafe de iki hat çalışıyor. Birincisi 78T yani Avcılar – Topkapı , diğeri ise 78 Avcılar – Zincirlikuyu , bilmeyen hata olmasın diye metrobüs içlerine 78T nin topkapı son durak olduğu ve 78 in zincirlikuyu olduğunu bildiren A4 e bastırılmış yazılar yapıştırılmış. Sanırım bu halkımızı bilinçlendirmek için yapılmış.Hatta bazılarında Topkapı’ya gider yazan koca bir tabela ön cama konmuş. Bende bir kaç kez alışkanlık olmuşki bakmadan bindim ve topkapı ya geldiğimizde şöförün son durak hayde demesi ile topkapıda inerek arkadan gelen balık konservesinde kendime yer bulup yoluma devam etmişliğim oldu. Aldığım bu bir iki dersten sonra hızlı anladığım ve öğrendiğim için artık daha çok dikkat ediyordum.
Bugün Sefaköyden bindiğim metrobüs aracında olduğu gibi baktım 78 ve bindim. Cam da topkapı ya gider de yok hani sabah sabah uyku sersemi inmeyelim topkapı diye yandaki durak isimlerinin gosterildiği panoda da okmeydanı mecidiyeköy görünce rahatladım. Ama gel gelelim Topkapı ya geldiğimizde şöför son durak diye haykırdı.. Herkes otobüsten inmeye başladı o an galyana gelip bende indim. Ama bu işte bir terslik vardı. Kafamı topladığımda şöförün yanında ve son durağın burası olmadığını söylüyordum. O ise son durak bırası gardaşım diyordu. Tabela 78 , 78 nereye gider zincirlikuyu , madem buraya gelince önüne neden topkapıya gider yazmıyorsun , hadi bunu geçtim binen insanları neden uyarmıyorsun. Bana topkapı dediler topkapı son durak .. Böyle bir şey mi olur ? 2 dakkaya arkadan gelirmiş , sen benim 2 dakkamı çalamassın. Ne senin ne amirinin nede başkasının hakkı yok .. Son durağa götürmek zorundasın. Ama nafile .. Durum değiştimi? O kadar söylem sadece beni sinirlendirdi ama yapmam gerekeni yaptığım içinse rahattım.
Şöför son durak demesi insanların aslında doğru otobüse bindikleri halde inmelerini engellemedisağladı. Doğru bildiğimizden vazgeçtik ve indik. Ben şöförle tartışırken herkes uzaktan bakıyordu. Sanırım başımızda çobanlarla yaşamak bizim için kaçınılmaz bir durum…. 3 dakka sonra gelen diğer otobüse bir sürü olarak binildi. Biz Böyle sürü gibi yaşarsak paçamıza çıkamayan insanlar da çobanlık eder..


