Archive for Eylül, 2008

En Şeker Bayram!…

Eylül 30, 2008 - 2:22 pm No Comments

Şeker Gibi Bir Bayram…

Eskiden hani çok eskileri bilmem ama bayram günleri daha bir neşeli daha bir heyecanla geçerdi.
Arefe akşamından banyolar yapılır kıyafetlerimiz başucumuzda konulup öyle uyunurdu. Tabi uyuyabilirseniz.
Sabah hemen kalkılıp en güzel kıyafetler giyinir. Ayakkabılarla evin içinde dolaşılır dışarı çıkmaya kıyamazdık. Kolonya ile saçlar mis kokar..

Beyaz badem şekeri avuçlanır. Kent şekerleri cepte. Kahvaltıdan sonra sırayla ev büyükleri ile bayramlaşılır.. Sonrasında aynı sokakta oturan zaten10 -15 komşu olduğundan hemen harçlık toplanır. Sonra arkadaşlarla toplanan harçlıkları çatapat , kızkaçıran, füze , torpil gibi patlayıcılara yatırır ve mahalleyi gürültüye boğdumuzu hatırlıyorum. Ve sürekli öptüğümüz sadece bayramlarda gördüğümüz tonton akrabalar….Mutlu olurduk ailemizle akrabalarımızla geçirdiğimiz dakikalarda..

Şimdi ise.. Sanki o bayramlarda 9 gün izin almış ve bir yerlere gitmişlerdi..

Sabah yataktan kalkmak zor geliyor . Haftasonu tatilinden daha sıkıcı bir günmüş gibi..
Acaba şimdi kim çalıcak kapımızı der gibi oturuyoruz.. Ya yine onlara gidicez ben gelmiyimler..
Artık teknoloji var telefon acarız. Konuşmak istemediklerimize kısa mesaj atarız. Daha kötülerini zaten arayıp sormayız.
Arkadaşlarla buluşulup hafta sonu yapılan etkinlikleri bu izinli işe gidilmeyen okula gidilmeyen günde yapmak bir fırsat bizler için..
Ne el öpmesi ne erken kalkması zaten hep erken kalkıyoruz. Öğlene kadar uyuyalım sonra kahvaltı efde film izler sonra annemlere bir kapıdan
uğrarız.. dışarı çıkar neciplerle buluşuruz. Bayram bizim için tatil oldu artık..
Ya bayramla yeni tanışan o küçükler her çaldıkları kapıdan sadece şeker almak bile onları mutlu ediyor. Çünkü kapıyı açmayan yada
sadece hadi çocuklar iyi bayramlar iyi bayramlar diyip geçiştiren insanlarla karşılaşıyorlar…
Sanki her geçen sene bir önceki bayramı arar olduk..

İyisi ile kötüsüyle, eskisi ile yenisiyle bugün yine bayram ….

Herkesin Bayramı Şeker Tadında Sevdikleri ile Geçsin…

Mutlu Bayramlar….

İstanbul ‘da Trafik Rezaleti!

Eylül 24, 2008 - 8:24 am No Comments

İstanbul!

Yaşadığım , yaşamayı sevdiğim vazgeçemediğim koca şehir. İstanbulda yaşamak benim keyif , ama beni de zıvanadan çıkaran hergün bir olay yaşıyorum.

Son iki gündür yaşadığım ve beni benden alan bu durumu yazmassam olmayacak…

1 – Trafik Lambaları Artık Kullanılmayacak!

Dün işim gereği dışarı çıkmam gerekiyordu. Olağan istanbul trafiğine ve strese belli bir süre dayanabilecek kadar bağımlılık kazandığımı biliyordum. Bu yüzden ilk kilit noktalarını müzik dinleyerek üstesinden gelmeyi başarmıştım.

Ama Vatan caddesine çıktığımda gördügüm manzara beni hayretler içerisinde bırakmıştı. Vatan caddesi gibi geniş ve sık kullanılan cadde de trafik lambaları çalışmıyordu. Vatan caddesine işi düşen bilir, cadde boyunca nerdeyse 10 tane ışık vardır. Ada ve kavşakları saymıyorum. Böyle yoğun kullanılan ve istanbul büyükşehir belediyesinin bulunduğu cadde üzerinde trafik lambaları çalışmıyordu. Fırsatını bulan araç yola atlıyor, yayalara yol verilmediği için onlar ayrı cambazlık yapıyor. Sağınıza mı solunuza mı bakacaksınız şaşırıyorsunuz. Kendi kendime böyle bir yerde trafil polisi nasıl olurda olmaz diyordum. Ve trafik memurunu gördüm. Kaldırımda cep telefonu ile konuşuyordu. Oda trafiği kendi haline bırakmış efet koca cadde de bir tane trafik memuru var oda kaldırımda telefonle konuşuyor. Gerisini siz düşünün..

Sinirlerime hakim olmaya çalıştım ve yoluma devam ettim. Aynı manzara ile harbiye – şişli arasında halaskargazi caddesinde karşılaşınca bu olanların normal olduğunu benim aslında abarttığımı düşünmeye başladım. Yani doğru olan trafik lambalarının kullanılmaması sanırım yakında tüm lambalar devre dışı kalacak..

2 – Metrobüsün Efendisi Şöförüdür Başkası Karışamaz !

Bu sabah uykusunu almış biri olarak neşeli ve çok zinde güne başladım. “Güzel bir sabah umarım herşey yolunda gider” diye düşünüyordum.

Ve öylede oldu. En azından yolun başında olduğum için öyle olduğunu düşünüyordum.

İstanbul ‘un rahatı refahı için kurulan metrobüs hattının Avcılar – Topkapı hattı , Avcılar – Zincirlikuyu hattı eylül ayı başında faaliyete geçmişti. Bu mesafe de iki hat çalışıyor. Birincisi 78T yani Avcılar – Topkapı , diğeri ise 78 Avcılar – Zincirlikuyu , bilmeyen hata olmasın diye metrobüs içlerine 78T nin topkapı son durak olduğu ve 78 in zincirlikuyu olduğunu bildiren A4 e bastırılmış yazılar yapıştırılmış. Sanırım bu halkımızı bilinçlendirmek için yapılmış.Hatta bazılarında Topkapı’ya gider yazan koca bir tabela ön cama konmuş. Bende bir kaç kez alışkanlık olmuşki bakmadan bindim ve topkapı ya geldiğimizde şöförün son durak hayde demesi ile topkapıda inerek arkadan gelen balık konservesinde kendime yer bulup yoluma devam etmişliğim oldu. Aldığım bu bir iki dersten sonra hızlı anladığım ve öğrendiğim için artık daha çok dikkat ediyordum.

Bugün Sefaköyden bindiğim metrobüs aracında olduğu gibi baktım 78 ve bindim. Cam da topkapı ya gider de yok hani sabah sabah uyku sersemi inmeyelim topkapı diye yandaki durak isimlerinin gosterildiği panoda da okmeydanı mecidiyeköy görünce rahatladım. Ama gel gelelim Topkapı ya geldiğimizde şöför son durak diye haykırdı.. Herkes otobüsten inmeye başladı o an galyana gelip bende indim. Ama bu işte bir terslik vardı. Kafamı topladığımda şöförün yanında ve son durağın burası olmadığını söylüyordum. O ise son durak bırası gardaşım diyordu. Tabela 78 , 78 nereye gider zincirlikuyu , madem buraya gelince önüne neden topkapıya gider yazmıyorsun , hadi bunu geçtim binen insanları neden uyarmıyorsun. Bana topkapı dediler topkapı son durak .. Böyle bir şey mi olur ? 2 dakkaya arkadan gelirmiş , sen benim 2 dakkamı çalamassın. Ne senin ne amirinin nede başkasının hakkı yok .. Son durağa götürmek zorundasın. Ama nafile .. Durum değiştimi? O kadar söylem sadece beni sinirlendirdi ama yapmam gerekeni yaptığım içinse rahattım.

Şöför son durak demesi insanların aslında doğru otobüse bindikleri halde inmelerini engellemedisağladı. Doğru bildiğimizden vazgeçtik ve indik. Ben şöförle tartışırken herkes uzaktan bakıyordu. Sanırım başımızda çobanlarla yaşamak bizim için kaçınılmaz bir durum…. 3 dakka sonra gelen diğer otobüse bir sürü olarak binildi. Biz Böyle sürü gibi yaşarsak paçamıza çıkamayan insanlar da çobanlık eder..

Mustafa Kemal …

Eylül 17, 2008 - 11:56 am 1 Comment

29 Ekim ‘de gösterimi girecek olan bu filmi mutlaka izlemeliyiz.

Haydi Türk milleti olarak bu filmi izleyelim. Ve facebook larda açılan 250 bin atatürke seven , onun peşinden giden vb. gruplara üye olan insanlar 2 saatini ayırıp bu filmede gider..

Haydi bir ilke imza atalım ve bu filme gidelim ve can dündarın dediği gibi rekor kıralım..

Mustafa , filminin fragmanı için buradan..

Zorro Buz Üstünde…

Eylül 16, 2008 - 8:22 pm No Comments

Cuma keyifsiz ve yoğun tempolu geçen  bir iş günüydü. Tam mesai saatinin bitimine yakın dakikalarda istanbul’da bu sıcakta trafikte hesabı katıldığında eğlence için yapılacakları gözden geçiriyordum..

Tam o sırada müdürüm den gelen bir zarf ile bir organizasyon bileti , ve o geceye ait.

Hemen netten araştırdım. Zorro bu defa buzun üstündeydi.. Kafamda bin türlü şeyler , Atlar nasıl gidicek ? Sahne ne kadar büyük ? Kim oynuyor?

50 kişilik ödüllü buz dansçısı avrupa turnesinde istanbul da 17 gösteri yapacakmış..

Hemen aslında biletleri hediye edecek arkadaşları aradım. Ama herkesten olumsuz cevap alınca buzda dans gösterimi izlemenin değişik bir etkinlik olabilirdi. Hemen çok sevdiğim azot dostlarımı aradım. İtü gümüşsuyu kampüsünde akşam yemeğimizi yedik. Arkasından Park ormana doğru uzanan bir yolculuk..

Park ormanda 400 m2 lik bir alanda yapılan şov inanılmaz güzeldi. 19 dansçı, 12si bayan ,7 erkek buz üstünde terlerken biz donuyoruz.. Efet istediğimiz olmuştu o sıcakta üşüyorduk ve gülüyorduk..

Değişik bir yapı herkesin bir kere izlemesi ve unutması gereken bir etkinlik.. Çünkü hoparlörlerden gelen seslendirme konuşuyor taklidi yapan dansçılar hatta sert valiyi oynayan dansçının okadar narin hareketleri çok komik davranıyordu dedim yaa konuşuyor taklidi yapmaya çalışıyorlardı. ama eğlendik çocukluk günlerimize tekrara geri döndük.. O geceden bazı fotoğrafları sizin ile paylaşmak istiyorum..

Sony Ericsson’un James Bond Telefonu C905!

Eylül 12, 2008 - 10:16 am No Comments

sony 8 megapiksele kadar çıktı.

Sony ericsson , cybershot serisi telefonlarında K kodu ile hiç bir bağlantısı olmadığını anlamış olsa gerek ki C serisi olarak değiiştirdi.. c905  8 mp’lik kameraya sahip bir telefon, görüntü sabitleyici , yüz tanıma , otomatik netleme , kırmızı göz giderici ve xenon flaş eklemiş. 2.4″ ekran boyutu da cabası.Wifi ise artık olmazsa olmazlardan, elbette var.. 136 gr ağırlığa sahip c905 10×49x18mm ölçülerinde. Fiyatı henüz belli olmayan c905 2 gb lık hafıza kartı ile geliyor olcak.

Değişik ama hoş bir yapı..

Eylül 11, 2008 - 1:53 pm No Comments

Tasarımı çok değişik ve entresan geldi. Paylaşmak istedim …

indragandi açılamadı..

Eylül 9, 2008 - 2:52 pm 1 Comment

Tek ürün satış sitesi 1 aylık aranın arkasından bugün satışa başlayacağını bildirmişti. Ama bütün indragandi takipçileri bugün hüsranla karşılaştı. İndragandi.com sayfasında “Directory Listing Denied ” diye bir hata ile karşılaştı. Yani bugün başlayamadı. umarım sorunu bir anönce halleder ve biran önce yayına başlar..

İnternet’ te Gazete okumaktan Başka Ne Yapıyoruz?

Eylül 9, 2008 - 12:42 pm No Comments

Dün çok sevgili dostum Tuncay Tuncer ‘in yazısını okurken bazı görmezden geldiğimiz gerçekler kafamda parıldadı. Evet internet artık okadar çok yaşantımıza girdiki , nerdeyse cep telefonu gibi ya internet  olmazsa diyoruz.

Yemeğimizi , alışverişimizi , sohbetlerimizi , araştırmalarımızı , haberleri , müzik indirmeyi , divx izlemeyi , sawyer ‘ı, kate ‘i , iyiyi kötüyü internetten öğrenir ,  internetten takip eder olduk. Artık güncel yaşamın bir parçası idi friendfeed, feysbuk , msn ,her an herşeyden haberdar olma isteğimiz gittikçe artmaya başladı. İşten eve gelene kadar geçen sürede yeni bir şey olmuşmu diye merakla, üstümü başımı değiştirmeden bilgisayarımın başına oturur oldum..

Bir yandan çok sosyal bir çevre , diğer yanda asosyalleşme.. Aslında bir paradoks yeni bir network kuruyor , yeni şeylere merak salıyor , aynı zamanda olan network ile bağlantılar zayıflııyor. Artık bisiklete binmeyi yada koşmayı koşu bandında bilgisayar karşısında yapıyor olacağım. olacağız…

HAde bakalım..

Bu arada meraktan biraz araştırdım ve paylaşmak istedim.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 16-74 yaş arası kişilerle yapılan Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre, interneti en çok gazete ve dergi okumak için kullanıyoruz.

2008 yılı Ocak-Mart döneminde İnternet kullanan hanehalkı bireylerinin % 76’sı gazete ya da dergi okuma, % 74’ü e-posta gönderme alma, % 69,7’si anlık ileti gönderme, % 65,2’si müzik indirme ya da dinleme için İnterneti kullanmış.

2008 yılı Ocak-Mart döneminde İnternet kullanan hanehalkı bireylerinin % 7,2’si İnternet üzerinden kişisel kullanım amacıyla mal veya hizmet siparişi vermiş ya da satın almış. Bu oran üç ay ile bir yıl öncesi İnternet kullanıcılarında % 2,7 bir yıldan uzun süre önce İnternet kullananlarda ise % 1,7.

İnternet üzerinden hiç mal veya hizmet siparişi vermeyen ya da satın almayan hanehalkı bireylerinin oranı ise % 88,4.

Nisan 2007-Mart 2008 dönemini kapsayan son 12 ayda İnternet üzerinden mal veya hizmet siparişi veren ya da satın alan hanehalkı bireylerinin % 30,4’ü İnternet üzerinden elektronik araçlar almış. Bunu % 25,2 ile ev eşyası, % 23,4 ile kitap, dergi, gazete, % 18,2 ile giyim, spor malzemeleri izlemiş.

Sony Arızalı modelleri Açıkladı…

Eylül 9, 2008 - 11:14 am No Comments

Geçtiğimiz hafta, aşırı ısınma sorunu nedeniyle 438 bin bilgisayarı geri çağıracağını duyuran Sony, geri çağırma programını açıkladı.

Sony yaptığı açıklamada, “Geçtiğimiz günlerde, Haziran 2007’den beri Avrupa piyasasında bulunan aşağıdaki dizüstü PC modellerini etkileyen potansiyel bir tasarım sorununu belirlemiş bulunuyoruz:

* “VGN TZ1″ ile başlayan bütün modeller (örneğinVGN-TZ11XN/B)
* “VGN TZ2″ ile başlayan bütün modeller (örneğin. VGN-TZ21WN/B)
* “VGN TZ3″ ile başlayan belirli modeller (örneğin VGN-TZ31VN/R)

Bu sorun, aşırı ısınarak DC priz girişinde ve LCD alanında deformasyona neden olabilecek birkaç ünitenin varlığından ibarettir. Sürekli müşteri memnuniyeti taahhüdümüzün bir parçası, aynı zamanda bir önlem olarak, Sony kendi isteğiyle bir ücretsiz muayene ve gerektiği takdirde, bu ünitelerin yüksek kalite standartlarımıza uymasını sağlayacak bir yeniden biçimlendirme programını başlatmıştır.

Sizleri VAIO TZ dizüstü bilgisayarlarınızın gönüllü muayene programına tabi olup olmadığını kontrol etmeye ve gerekli olduğu takdirde muayenelerini yaptırmaya çağırıyoruz.

Gönüllü muayene ve yeniden biçimlendirme programına tabi bir VAIO dizüstü bilgisayarı olan müşterilerimiz için, Sony dizüstü bilgisayarın yerinden alınmasını, muayene edilmesini ve gerektiği takdirde yeniden biçimlendirilmesini ücretsiz olarak gerçekleştirecektir. Belirtilen bu muayene ve yeniden biçimlendirme programı doğrudan doğruya VAIO Destek Ekibimiz tarafından yönetilmektedir, bu nedenle VAIO ürününüzü perakende satıcılara ya da bayilere götürmeyiniz”, dedi.

Konu hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Alıntı : Tübider

WEBOHA on air!…

Eylül 4, 2008 - 2:58 pm 1 Comment

Hakkaten oha..

“Hergün bir sürü yeni web sitesi ile karşılaşıyoruz.
Oha bunu da yapmışlar dediğimiz bu siteleri buradan sizlerle paylaşıyoruz.”

Sloganı bu. Bir grup girişimcinin engin bilgilerini paylaşmak adına kurduğu yeni bir site. web alemine hayırlı uğurlu olsun diyor, tam destek arkanızdayız….

Ohaa…